Prof. Dr. Fevzi Altuntaş

Yapay Zekâ ve Dijital İkizle Kişiselleştirilmiş Pıhtılaşma Yönetimi Dönemi Başladı

Kişiselleştirilmiş pıhtılaşma yönetimi kavramı, 9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen II. Ulusal Hemostaz ve Tromboz Kongresi’nin en çarpıcı başlığı oldu. Hemostaz ve Tromboz Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kongrede yaptığı kapsamlı değerlendirmede, son birkaç yılda kaydedilen bilimsel ilerlemenin tanı ve tedavi yaklaşımlarını neredeyse baştan yazdığını söyledi.

Artık klasik anlayışın dışına çıkıldığını vurgulayan Altuntaş, TTP, PNH ve tromboz gibi hastalıkların yönetiminde standart protokollerin hızla terk edildiğini belirtti. Onların yerini, hastanın genetik şifresinden yaşam tarzına kadar pek çok veriyi aynı potada eriten yapay zekâ algoritmaları alıyor. Bu sayede kanama ya da pıhtı oluşma riski, daha ortaya çıkmadan yüzde 90’ın üzerinde doğrulukla öngörülebiliyor.

Dijital İkizle Sanal Ortamda Prova

Prof. Dr. Altuntaş’ın özellikle altını çizdiği yeniliklerden biri de dijital ikiz teknolojisi oldu. Bu yaklaşımda, hastanın pıhtılaşma sisteminin birebir sanal simülasyonu oluşturuluyor. Hekim, hangi ilacın hangi dozda en iyi sonucu vereceğini gerçek hastaya dokunmadan önce bu sanal kopya üzerinde test edebiliyor. Böylece hem tedavinin etkinliği artıyor hem de özellikle antikoagülan kullanan hastalarda en korkulan komplikasyonlardan biri olan beyin kanaması riski belirgin şekilde düşüyor.

“Hastanın dijital ikizini çıkararak tedavi yöntemini belirliyoruz” diyen Altuntaş, sistemin tanı, tedavi ve takip süreçlerini bir bütün olarak optimize ettiğini ifade etti. Klinik karar süreçlerine bütüncül bir rehberlik sunan bu model, “kimde tromboz gelişecek, nasıl önlerim, gelişirse ne yaparım” gibi kritik sorulara erkenden yanıt üretiyor.

Hücre Hedefli ve Genetik Tedavilerde Sessiz Devrim

Kongrede öne çıkan ikinci büyük dönüşüm başlığı ise hastalıkların moleküler kökenine inen tedavilerdi. TTP hastalarında eksik olan ADAMTS13 enzimini genetik düzeyde yeniden üretmeyi hedefleyen çalışmalar umut veriyor. Hatta bu alanda FDA’nın verdiği onay da kongrede gündeme geldi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi, konjenital TTP’li hastalar için rekombinant ADAMTS13 protein ürününe (Adzynma) geçtiğimiz günlerde onay verdi. Bu gelişme, ömür boyu plazma değişimi gereksinimini ortadan kaldırabilecek potansiyele sahip.

Bir diğer dikkat çekici yenilik ise sentetik trombositler. Bağışıklık sistemi tarafından tolere edilebilen bu yapay trombositler, özellikle transfüzyon bağımlılığını azaltabilecek yeni bir tedavi platformu olarak klinik çalışmalarda kendini gösteriyor.

“Herkese Aynı Tedavi” Devri Kapanıyor

Tüm bu gelişmelerin işaret ettiği asıl büyük değişim, tıbbın “herkese uyan tek beden” mantığından tamamen kopması. Prof. Dr. Altuntaş, artık her hastaya özgü, adeta terzi usulü dikilmiş tedavi protokollerinin uygulandığını söyledi. Bu dönüşüm yalnızca tedavi başarısını yükseltmekle kalmıyor; hasta güvenliğini, yaşam kalitesini ve sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiliyor.

Erken Tanı ve Toplumsal Farkındalık Hayat Kurtarıyor

Kongrenin topluma dönük en güçlü mesajı ise erken tanının hayati önemiydi. Altuntaş, özellikle TTP, PNH ve HUS gibi nadir hastalıklarda erken teşhisin doğrudan hayat kurtardığını vurguladı. Vatandaşların nedensiz morarmaları, uzun süren kanamaları, bacakta ani şişlik ve ağrıyı, ani nefes darlığını ya da sık tekrarlayan burun ve diş eti kanamalarını asla göz ardı etmemesi gerekiyor.

Aspirin Uyarısı: Bilinçsiz Kullanım Risk Getiriyor

Halk arasında masum bir koruyucu gibi görülen aspirinin bilinçsiz kullanımına da kongrede sert uyarılar yapıldı. Prof. Dr. Altuntaş, kalp hastalığı ya da koroner damar problemi olmayan sağlıklı bireylerde, özellikle de yaşlı nüfusta rutin aspirin kullanımının doğru olmadığını net ifadelerle ortaya koydu. Bazı kanser türlerinde koruyucu etkisine dair çelişkili veriler bulunduğunu hatırlatan Altuntaş, kan sulandırıcıların mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Hemofilide Gen Tedavisiyle Yeni Bir Sayfa

17 Nisan Dünya Hemofili Günü öncesinde kongrede paylaşılan bir diğer önemli gelişme de hemofili tedavisinde gen terapisiyle gelinen nokta oldu. Vücuda eksik olan sağlıklı genin tek seferde verilmesi esasına dayanan bu yöntem, “kraliyet hastalığı” olarak da bilinen hemofilide hastaların yaşam kalitesini ve süresini ciddi ölçüde artırıyor. Gen tedavilerinin giderek daha erişilebilir hale gelmesi, bu alandaki en umut verici başlıklardan biri olarak kayda geçti. Sağlık Haberleri - hedefbilgitoplumu.com

Bu Haberi Paylaşın:
Takip Et
×

Teknoloji ve Bilim Haberlerini Yakından Takip Edin

İçeriklerimizi faydalı bulduysanız, en güncel haberlere anında ulaşmak için Telegram kanalımızı takip edin.

Telegram Kanalını Takip Et
@hedefbilgitoplumu