
Elektronik Sigara Biyolojik Yaşlanmayı Hızlandırıyor, Gençlerde Beyin Hacmini Küçültüyor
Elektronik sigara biyolojik yaşlanma sürecini doğrudan tetikliyor ve özellikle ergenlik çağındaki kullanıcıların beyin yapısında gözle görülür değişimlere yol açıyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Arslan, yeni bulgular ışığında yaptığı değerlendirmede cihazların “daha az zararlı” olduğu yönündeki söylemlerin tamamen çöktüğünü belirtti.
Akciğer Dokusunda Epigenetik Saat Hızlandı
Nisan 2026’da Clinical Epigenetics dergisinde yayımlanan çalışmada, 21-30 yaş aralığındaki sağlıklı bireylerin akciğer dokuları incelendi. Araştırmacılar sigara içenler, elektronik sigara kullananlar ve hiç kullanmayanlar arasında metilasyon temelli biyolojik yaşlanma belirteçlerini karşılaştırdı. Çıkan sonuç oldukça çarpıcıydı: elektronik sigara kullanan gençlerin akciğerlerinde epigenetik yaşlanma belirgin biçimde hızlanmıştı. Üstelik GrimAge ve PhenoAge gibi güvenilir biyolojik saat ölçümlerinde görülen bu ivmelenme, sadece nikotin alımıyla da açıklanamıyordu. Akciğer mikrobiyomunda saptanan bazı bakteri türlerinin, özellikle uçucu organik bileşiklere maruziyet sonucu azaldığı ve bunun da doku düzeyinde yaşlanmayı körüklediği tespit edildi.

“Zararsız” Söylemi Laboratuvar Verileriyle Ters Düştü
Bulguları değerlendiren Prof. Dr. Fatma Arslan, “Elimizdeki veriler artık son derece net. Bağımsız ekipler tarafından yürütülen hemen her çalışma, elektronik sigaranın klasik sigaradan farklı ama aynı derecede yıkıcı mekanizmaları tetiklediğini ortaya koyuyor” dedi. Cihazın içerisinde bulunan kimyasalların bir kısmının doğrudan kanserojen etki gösterdiğini, bir kısmının ise hücre zarını bozarak ya da oksidatif stresi artırarak doku kaybına zemin hazırladığını vurguladı. Arslan’a göre bu toksik yük yalnızca solunum sistemini değil, ciltten damar endoteline kadar pek çok organı etkiliyor.
Genç Beyinlerde Fiziksel Küçülme MR’da Görüntülendi
Konunun belki de en ürkütücü boyutu ergenler üzerindeki nörolojik etkiler. ABCD (Adolescent Brain Cognitive Development) çalışmasının 2026 verilerine göre, yalnızca elektronik sigara kullanan 12-15 yaş arası çocukların toplam beyin hacmi ve kortikal yüzey alanı kullanmayanlara kıyasla anlamlı derecede daha düşük çıktı. Frontal kutup, medial orbitofrontal korteks ve superior temporal sulkus gibi karar verme ile duygu düzenlemeyi yöneten bölgelerde belirgin hacim kaybı saptandı. Prof. Dr. Arslan, “Burada psikolojik bir etkiden değil, doğrudan dokusal bir gerilemeden söz ediyoruz. Nikotin gelişmekte olan beyinde çok daha güçlü toksik etki oluşturuyor” diyerek tehlikeye dikkat çekti.
Tütün Endüstrisinin Odağında Yine Kırılgan Gruplar Var
Prof. Dr. Arslan, endüstrinin yıllardır sürdürdüğü pazarlama stratejisine de değindi. Erişkin erkeklerdeki sigara kullanımı belirli bir doygunluğa ulaşınca pazarın kadınlara kaydığını, son yıllarda ise çocukların ve gençlerin hedef tahtasına oturtulduğunu ifade etti. Renkli ambalajlar, meyvemsi aromalar ve “teknolojik cihaz” imajının altında yatanın klasik bir bağımlılık inşa süreci olduğunu söyleyen Arslan, “Bu sadece bir pazarlama oyunu. Cihazın ürettiği aerosoller partikül madde kirliliği yaratarak sadece kullanıcıyı değil etrafındakileri de zehirliyor” uyarısında bulundu.
EVALI Tehlikesi Geçmişte Kalmadı
Arslan ayrıca 2019’da ABD’de tanımlanan ve ağır solunum yetmezliğine yol açabilen EVALI hastalığının hâlâ güncel bir risk olduğunu hatırlattı. Elektronik sigara kullanımına bağlı olarak akciğerlerde yaygın ödem gelişebildiğini ve hastaların yoğun bakım ihtiyacı duyabildiğini belirtti. Bu tablonun genç ve öncesinde sağlıklı bireylerde dahi ortaya çıkabilmesi, cihazın sanıldığı gibi kontrollü bir risk profiline sahip olmadığının altını çiziyor.
Bilimsel Konsensüs Genişliyor
2026 Nisan ayında Annual Review of Pharmacology and Toxicology dergisinde yayımlanan ve son 20 yıldaki 140’tan fazla araştırmayı mercek altına alan kapsamlı derleme de benzer sonuçlara işaret ediyor. Ohio State Üniversitesi, UC San Diego ve Gangnam Severance Hastanesi iş birliğiyle hazırlanan incelemede, elektronik sigara aerosollerinin metabolik sendrom riskini 1.4 kat artırdığı, endotel disfonksiyonuna yol açtığı ve beyinde enerji metabolizmasını bozduğu kaydedildi. Araştırmacılar, “Zarar sadece akciğerle sınırlı değil, tepeden tırnağa tüm organları kapsıyor” sonucuna vardı.
Bağımsız Araştırmalar ile Endüstri Destekli Çalışmalar Arasındaki Fark
Prof. Dr. Arslan’ın altını çizdiği bir diğer kritik nokta ise finansman kaynağının sonuçlara etkisi. Tütün endüstrisi tarafından fonlanmayan, tamamen bağımsız ekiplerin yürüttüğü çalışmalar istisnasız biçimde ciddi sağlık risklerini raporluyor. Buna karşın endüstri destekli araştırmalarda sıklıkla “karşılaştırmalı zarar azaltma” çerçevesinin öne çıkarıldığı görülüyor. Bilim camiası ise artık tartışmanın odağını “daha az zararlı” söyleminden çıkarıp, ürünün yarattığı doğrudan toksik etkilere kaydırmış durumda. Sağlık Haberleri - hedefbilgitoplumu.com
