
Romanya Siemens’le İlk Hidrojen Tren Filosu İçin Tarihi Anlaşmayı İmzaladı
Romanya Demiryollarında Siemens İmzalı Hidrojen Yakıtlı Tren. Bir süredir beklenen hamle nihayet resmileşti; Romanya hidrojen tren filosu için düğmeye bastı. Doğu Avrupa’nın demiryolu altyapısında yeni bir sayfa açacak olan anlaşma, 28 Nisan 2026’da Bükreş’te Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda imzalandı. Alman teknoloji devi Siemens Mobility, Romanya Demiryolu Reformu Kurumu (ARF) ile 12 adet iki vagonlu hidrojenli elektrikli tren setinin teslimatı konusunda el sıkıştı.
Sözleşmenin Maliyeti ve Kapsamı
Anlaşmanın mali boyutu, demiryolu çevrelerinde bir süredir konuşulan rakamları netleştirdi. Toplam değer 1,134 milyar Rumen leyini aşarken, bu da yaklaşık 229,3 milyon avroya denk geliyor. Paket yalnızca trenlerin üretimini ve sevkiyatını değil, aynı zamanda ilk 15 yılı kapsayan kapsamlı bir bakım ve onarım hizmetini de içeriyor. Hatta sözleşmede yer alan bir maddeyle, tarafların anlaşması halinde bu bakım süresi 15 yıl daha uzatılabilecek. Böylece Siemens, araçların 30 yıla varan bir süre boyunca operasyonel mükemmeliyetini garanti altına almış olacak.
Projenin finansmanı Avrupa Birliği destekli 2021-2027 Ulaştırma Programı ve Romanya devlet bütçesinden sağlanacak. İlginç bir detay ise projenin aslında Ulusal Toparlanma ve Dayanıklılık Planı (PNRR) fonlarına başvurması planlanmışken, Ağustos 2026 teslim tarihi şartının tutturulamaması nedeniyle alternatif bir kaynak arayışına girilmesi oldu. Sonunda bulunan çözüm, projenin önünü açtı ve lojistik anlamda kritik bu adımın atılmasını sağladı.
Mireo Plus H Platformu: Teknik Özellikler
Yeni trenler, Siemens’in sahada kendini kanıtlamış Mireo Plus H platformu üzerinde yükselecek. Her set, birbirine mafsallı iki vagondan oluşacak ve maksimum 120 km/s hıza çıkabilecek. Yolcu kapasitesi tarafında ise 131 sabit koltuk ve 5 katlanabilir koltuk olmak üzere toplamda 136 kişilik bir taşıma gücü sunulacak. Talep yoğunluğuna göre iki set birleştirilerek çalıştırılabilecek; bu da özellikle yoğun hatlarda ciddi bir esneklik kazandıracak.
Trenin kalbinde hidrojen yakıt hücresi tabanlı bir elektrikli tahrik sistemi yatıyor. Çatıdaki tanklarda depolanan hidrojen, havadaki oksijenle reaksiyona girerek ihtiyaç duyulan elektriği üretiyor. Bu süreçte ortaya çıkan tek atık ise su buharı oluyor. Sistem, batarya desteğiyle de güçlendirilmiş durumda. Bataryalar hem yakıt hücresinden gelen enerjiyle hem de rejeneratif frenleme yoluyla şarj olabiliyor. Bu da trenin enerji verimliliğini üst seviyeye taşıyor ve 600 km’ye kadar bir menzil sunmasına imkân tanıyor. Siemens mühendisleri, araç konseptini optimize ederek ağırlığı, bileşen karmaşıklığını, enerji tüketimini ve bakım maliyetlerini önemli ölçüde azaltmayı başarmış.
Araçlarda Avrupa standartlarına uygun PZB 90 ve ETCS tren koruma sistemlerinin yanı sıra, iç ve dış ekranlarla desteklenen gelişmiş bir yolcu bilgilendirme altyapısı bulunacak. Klima, Wi-Fi bağlantısı, 220V prizler, büyük bagaj ve bisiklet alanları ile tekerlekli sandalye kullanıcıları için özel bölümler de unutulmamış. Cep telefonu sinyallerinin içeri rahatça ulaşabilmesi için pencerelerde özel bir kaplama kullanılacak olması ise yolcu konforuna verilen önemin küçük ama çarpıcı bir göstergesi.
Bakım Süreci ve Dijital Altyapı
Trenlerin tüm bakım ve onarım çalışmaları Romanya sınırları içinde, başkent Bükreş’te kurulacak özel bir depoda gerçekleştirilecek. Siemens Mobility personeli tarafından yürütülecek bu süreçte, şirketin dijital bakım ve filo yönetim platformu Railigent X devreye girecek. Bu sistem sayesinde trenlerin durumu gerçek zamanlı olarak izlenebilecek, kestirimci bakım algoritmalarıyla arızalar oluşmadan önlenecek ve parça ömürleri en üst düzeye çıkarılacak. Sözleşme; önleyici ve düzeltici bakımın yanı sıra kapsamlı revizyonlar, malzeme tedariği ve yedek parça yönetimini de içeren uçtan uca bir hizmet çözümü sunuyor.
İlk Seferler 2029 Baharında Başlıyor
Takvim oldukça net. Sözleşmenin imzalanmasının ardından ilk tren setinin 24 ay içinde, yani 2028’in ikinci yarısında Romanya’ya ulaşması bekleniyor. Ardından test ve homologasyon süreçleri başlayacak. Yolcu taşımacılığına ise 2029 yılının bahar aylarında geçilmesi planlanıyor.
Trenlerin hangi hatlarda çalışacağı da büyük ölçüde belirlenmiş durumda. Özellikle elektrifikasyon bulunmayan bölgesel güzergâhlarda hizmet verecekler. CFR Călători ve Transferoviar Grup tarafından işletilecek setler şu rotalarda boy gösterecek:
-
Bükreş Kuzey – Târgoviște
-
Bükreş Kuzey – Pitești – Craiova
-
Bükreş Kuzey – Henri Coandă Uluslararası Havalimanı
-
Bükreş Kuzey – Pitești – Curtea de Argeș
-
Pitești – Curtea de Argeș
Bu dağılım, özellikle başkent ile havalimanı arasındaki bağlantının çevreci bir alternatife kavuşması açısından sembolik bir değer taşıyor.
Dizel Dönemi Kapanıyor: Emisyon ve Gürültü Azalacak
Bu projenin en kritik çıktılarından biri, Romanya demiryollarında onlarca yıldır hizmet veren dizel tren setlerinin aşamalı olarak devre dışı bırakılacak olması. Halihazırda ülkenin birçok bölgesel hattında çalışan eski dizel araçlar, hem karbon emisyonu hem de gürültü kirliliği açısından ciddi sorunlara yol açıyordu. Yeni hidrojen trenleri devreye girdikçe bu sorunlar büyük ölçüde ortadan kalkacak. Sıfır yerel emisyonla çalışan Mireo Plus H setleri, Avrupa Birliği’nin 2030 iklim hedefleri ve Fit for 55 paketiyle de birebir örtüşen bir çözüm sunuyor.
ARF Başkanı Claudiu-Marinel Mureșan imza töreninde yaptığı açıklamada meselenin yalnızca tren satın almaktan ibaret olmadığını vurguladı: “Bu sözleşmeyle Romanya’da demiryolu taşımacılığının yönünü değiştiriyoruz.” Mureșan’a göre hidrojen trenleri, bugüne kadar seçeneklerin sınırlı olduğu elektrifikasyonsuz hatlar için temiz, verimli ve somut bir alternatif anlamına geliyor.
Romanya’nın Yeşil Dönüşümünde Milat
Siemens Mobility CEO’su Andre Rodenbeck ise anlaşmayı şu sözlerle değerlendirdi: “Romanya’nın ilk hidrojen tren filosunu teslim etmekten gurur duyuyoruz. Mireo Plus H ile kanıtlanmış bir bölgesel tren platformunu en ileri hidrojen teknolojisiyle birleştiriyoruz.” Rodenbeck, Romanya’nın artık kenarda durmadığını, tam tersine hareketliliğin geleceğini inşa eden ülkeler arasına katıldığını belirtti.
Bu sözleşme aynı zamanda Doğu Avrupa’da hayata geçirilen ilk büyük ölçekli hidrojen tren projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Daha önce Almanya’da başarıyla uygulanan modelin Romanya’da da tutması halinde, benzer elektrifikasyon sorunları yaşayan diğer Doğu Avrupa ülkeleri için bir domino etkisi yaratması bekleniyor. Siemens, üç kez sonuçsuz kalan ihale sürecinin ardından dördüncü denemede masaya yatırılan teklifin kabul görmesiyle bu pazarda önemli bir yer edinmiş oldu.
Romanya’nın bu cesur adımı, hidrojen teknolojisinin deneysel bir fikir olmaktan çıkıp ana akım ulaşım altyapısının bir parçası haline geldiğini göstermesi açısından da değerli. 2029 baharında raylara inecek ilk setle birlikte, ülkenin sürdürülebilir ulaşım ve iklim hedeflerine ulaşma yolundaki en somut kazanımlarından biri hayata geçmiş olacak. hedefbilgitoplumu.com
