
Beyaz Balinaların Karşısına Ayna Koydular: 25 Yıllık Deney Benlik Algısında Çığır Açtı
Beluga balinaları, bilim insanlarının yıllardır merak ettiği bir soruyu yanıtladı: Bir beyaz balina aynada kendini tanıyabilir mi? New York Akvaryumu’nda gerçekleştirilen ve aradan geçen çeyrek asrın ardından sonuçları nihayet yayınlanan araştırma, bu deniz memelilerinin sanılandan çok daha karmaşık bir benlik algısına sahip olduğunu gösterdi.
PLOS One dergisinde 20 Mayıs 2026’da yayınlanan çalışma, Hunter College’dan Alexander Mildener ve ünlü bilişsel psikolog Diana Reiss liderliğindeki bir ekip tarafından yürütüldü. Araştırmanın temelini, 2000’li yılların başında kaydedilen ama o dönemde detaylı analiz edilemeyen video görüntüleri oluşturdu. Covid-19 salgınının saha araştırmalarını kısıtladığı dönemde Mildener, bu eski kasetleri dijital ortama aktararak incelemeye başladı.
Dört Beluga, İki Yönlü Ayna ve Gizli Kamera
Deneyde Wildlife Conservation Society bünyesindeki New York Akvaryumu’nda yaşayan dört dişi beluga gözlemlendi: Kathy, Marina, Natasha ve Natasha’nın o dönem 7 yaşındaki kızı Maris. Bilim insanları, havuzun izleme penceresine iki yönlü özel bir pleksiglas ayna yerleştirdi. Bu sayede balinalar kendi yansımalarını incelerken, araştırmacılar da onların doğal davranışlarını gizli bir kamerayla kayıt altına aldı.
İlk bulgular bile ekibi heyecanlandırmaya yetti. Dört balinadan ikisi -Natasha ve Maris- aynaya karşı sıradan bir meraktan çok daha ötesini sergiledi. Aynanın önünde dikey kafa hareketleri yapıyor, vücutlarını farklı açılara çevirerek normalde göremeyecekleri bölgeleri inceliyor ve kontrollü bir şekilde kabarcıklar çıkararak yansımanın tepkisini test ediyordu.
Ayna, İzleme Aracı Değil Kontrol Sistemi Oldu
Alex Mildener’in ifadesiyle belugalar, aynayı sadece izlemek için değil, bedenlerini kontrol etmek için bir araç gibi kullandı. Özellikle “varil dönüşü” olarak adlandırılan manevralarla karın bölgelerini aynaya gösteriyor, yüzgeçlerinin konumunu kontrol ediyor ve ağızlarını açıp kapatarak kendi hareketlerinin yansımayla eşzamanlılığını test ediyordu.
Bu davranışlar, ayna testi literatüründe “kendine yönelik davranış” olarak tanımlanıyor ve hayvanın yansımanın başka bir canlı değil, bizzat kendisi olduğunu anladığının güçlü bir göstergesi kabul ediliyor. Deneyin kontrol aşamasında aynanın yerine şeffaf pleksiglas yerleştirildiğinde balinaların bu özel hareketleri tekrarlamaması, tepkilerin bilinçli olduğunu doğruladı.
Natasha İşaret Testini Geçti
Araştırmanın en kritik aşaması, ayna testinin altın standardı olan işaret testiydi. Ekip, Natasha’nın baş bölgesine, yalnızca ayna yardımıyla görebileceği bir noktaya geçici siyah bir işaret koydu. Natasha aynanın karşısına geçtiğinde işaretli bölgeyi defalarca aynaya yaklaştırdı, bu bölgeyi cama sürtmeye çalıştı ve uzun süre kendi yansımasında işareti inceledi.
Mildener, Natasha’nın aynanın önünde kafasını aşağı yukarı hareket ettirdiğini, solunum deliğinden kontrollü şekilde hava kabarcıkları çıkardığını ve hatta bir oyuncağı ayna karşısında kullanarak yansımanın nasıl değiştiğini anlamaya çalıştığını belirtiyor. Maris ise işaret testinde benzer bir tepki göstermedi ancak ayna karşısında sergilediği kendine yönelik davranışlar yine de dikkate değer bulundu.
Liste Genişliyor: Ayna Testini Geçen Hayvanlar
Ayna testi ilk kez 1970 yılında psikolog Gordon Gallup tarafından şempanzeler üzerinde uygulanmıştı. O günden bu yana testi geçen türler arasına bonobolar, orangutanlar, goriller, şişe burunlu yunuslar, Asya filleri, Avrasya saksağanları ve hatta küçük bir balık türü olan temizlikçi lapina balığı katıldı. Şimdi bu seçkin listeye beluga balinaları da eklenmiş durumda.
Diana Reiss, bu alanda yabancı değil. 2001 yılında şişe burunlu yunuslarda ayna öz-tanımayı kanıtlayan çalışmanın eş yazarı olan Reiss, 2006’da Asya fillerinde de benzer bir kapasiteyi ortaya koymuştu. Yeni araştırma, onun deniz memelilerinin bilişsel yetenekleri üzerine onlarca yıllık çalışmasının son halkası.
Ahtapotlar Sırada
Araştırma ekibi, bu bulguların koruma çalışmaları açısından da önem taşıdığını vurguluyor. Karmaşık bilişsel yeteneklere sahip canlıların yaşam alanlarının korunması gerektiği argümanı, bilimsel verilerle daha da güçleniyor. Ekip şimdi gözlerini okyanusun derinliklerindeki başka bir zeki canlıya, ahtapotlara çevirmiş durumda. Benzer testlerin ahtapotlar üzerinde de uygulanması planlanıyor.
Araştırmanın en çarpıcı yanlarından biri ise verilerin 25 yıl beklemiş olması. Reiss, o dönemde yunus ve fil çalışmalarına öncelik verdiğini, beluga görüntülerini analiz etmeye fırsat kalmadığını belirtiyor. Mildener’ın 2020’de Hunter College’da yüksek lisans öğrencisi olarak bu görüntüleri devralması ve pandemi döneminde titizlikle incelemesi, bilim dünyasına unutulmuş bir hazineyi yeniden kazandırmış oldu. Bilim Haberleri - hedefbilgitoplumu.com
