
Volkswagen’den İsrail’in Demir Kubbe hamlesi: CEO üretim onayını verdi
Alman otomotiv devi Volkswagen, savunma sanayinde yeni bir sayfa açıyor. Şirketin CEO’su Oliver Blume, Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) tarafından düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, çeşitli savunma sanayi şirketleriyle görüşmelerin sürdüğünü resmen teyit etti. Bu açıklama, Volkswagen Demir Kubbe işbirliğine ilişkin uzun süredir konuşulan iddiaları da doğrulamış oldu.
Üretim rotası Osnabrück’e çevrildi
Görüşmelerin merkezinde, kapanma riskiyle karşı karşıya olan Osnabrück fabrikasının geleceği yer alıyor. Blume, şirketin on yıllardır aktif olmadığı bu alanda büyük bir telafi ihtiyacı bulunduğunu belirterek, “Osnabrück için de bu bir çözüm olabilir” ifadelerini kullandı. Planlamaya göre, tesiste İsrail’in ünlü hava savunma sistemi Iron Dome (Demir Kubbe) için kritik bileşenler üretilecek.
Financial Times’ın geçtiğimiz günlerde duyurduğu bilgilere göre, Volkswagen’in görüşme masasındaki muhatabı İsrail devletine ait Rafael Advanced Defense Systems. İki şirket arasında yürütülen müzakerelerde, Volkswagen Demir Kubbe işbirliği kapsamında ağır hizmet tipi askeri kamyonlar, fırlatma rampaları için platformlar ve mobil güç jeneratörlerinin Osnabrück’te üretilmesi planlanıyor. Füzelerin kendisi ise bu tesiste üretilmeyecek; Rafael’in Almanya’da kuracağı ayrı bir tesiste imal edilmesi öngörülüyor.
CEO’dan vurgu: Silah üretmeyeceğiz
Oliver Blume, bu işbirliğinin eleştirilere açık olduğunun farkında olduklarını ancak şirketin faaliyetlerinin yalnızca kendi uzmanlık alanı olan araç ve taşıma platformlarıyla sınırlı kalacağını vurguladı. “Volkswagen Grubu’nun savunma sektöründeki faaliyetleri öncelikle askeri nakliyeye odaklanacaktır çünkü bu bizim temel yetkinliğimizdir. Silah sistemleriyle ilgilenmiyoruz” dedi. Yine de tank, zırhlı araç ya da füze taşıyıcı platformlar gibi askeri lojistikte kullanılan taşıma araçlarının da bu kapsama gireceği düşünülüyor.
Ekonomik kriz ve fabrikanın kaderi
Volkswagen’i bu hamleye iten en önemli faktörlerin başında şirketin içinde bulunduğu ağır ekonomik tablo geliyor. Geçtiğimiz yıl 8,9 milyar avro işletme zararı açıklayan otomotiv devi, 2030 yılına kadar Almanya’da 50 bin kişiyi işten çıkarma planını duyurmuştu. Mevcut modellerin üretimi 2027’de sona erecek olan Osnabrück fabrikası ise 2 bin 300 kişiye istihdam sağlıyor ve kapanma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Volkswagen Demir Kubbe işbirliği, bu nedenle sadece bir savunma sanayi hamlesi değil, aynı zamanda tesisin geleceğini güvence altına alacak stratejik bir dönüşüm projesi olarak görülüyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa genelinde yükselen savunma bütçeleri, Volkswagen gibi otomotiv devlerini de yeni pazarlara yönlendiren temel etkenler arasında yer alıyor.
Almanya’da tepkiler yükseliyor
Ancak Volkswagen’in İsrail’in Demir Kubbe’si için üretim yapma ihtimali, Almanya içinde ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor. Osnabrück merkezli barış girişimleri, kentin Vestfalya Barışı’na ev sahipliği yapan tarihsel kimliğine vurgu yaparak bölgenin militarizasyonuna karşı çıkıyor. Osnabrück Barış Girişimi (OFRI), şirket yönetimine İsrailli savunma şirketiyle yapılacak anlaşmadan vazgeçmesi çağrısında bulundu.
Siyasi cephede de benzer tepkiler yükseliyor. Almanya’daki Sol Parti milletvekillerinden Mirze Edis, Başbakan Benjamin Netanyahu yönetimiyle yürütülecek her türlü savunma işbirliğinin kabul edilemez olduğunu belirterek, Gazze’deki insani duruma dikkat çekti. Hukuk uzmanları ise bu tür bir ortaklığın uluslararası hukuk açısından sorunlu olabileceği uyarısında bulunuyor. Uluslararası Adalet Divanı’nın geçtiğimiz yıl aldığı kararlar hatırlatılarak, üçüncü ülkelerin işgal altındaki topraklardaki varlığı sürdürmeye yardım etmekten kaçınma yükümlülüğü olduğu vurgulanıyor.
Tarihsel arka plan da tartışılıyor
Volkswagen’in savunma sanayine yönelme ihtimali, şirketin Nazi dönemindeki geçmişini de yeniden gündeme taşıdı. Kuruluş yıllarında Alman ordusu için askeri araçlar üreten ve V1 uçan bombalarının imalatında rol alan şirketin, bugün benzer bir alana adım atması tarihsel bir ironi olarak değerlendiriliyor. Akademisyenler, bu dönüşümün toplumsal hafızada nasıl bir karşılık bulacağının da önemli olduğunu belirtiyor.
Önümüzdeki günlerde işçi konseylerinin tutumu ve Aşağı Saksonya eyaletinin Volkswagen’deki hissesi nedeniyle siyasi otoritelerin yaklaşımı belirleyici olacak. Volkswagen Demir Kubbe üretiminin önünde şu an için resmi bir engel bulunmazken, artan tepkilerin karar sürecini ne ölçüde etkileyeceği merak konusu.
