
48 Ada Ülkesi Tek Bir İnternet Kablosuna Bağlı: Olası Kopma Dijital Felaket Getirebilir
Teknoloji Haberleri – Dijital çağın en kritik altyapısı olan su altı internet kabloları, bugün sessiz bir savaşın tam ortasında bulunuyor. Okyanus tabanında uzanan ve küresel internet trafiğinin neredeyse tamamını taşıyan bu incecik fiber optik hatlar, artık yalnızca balıkçı teknelerinin değil, devletlerin ve askeri güçlerin de hedef tahtasında. Siber güvenlik araştırma kuruluşu Comparitech’in yayımladığı kapsamlı endekse göre, aralarında İngiltere ve Japonya gibi büyük ekonomilerin de bulunduğu 48 ada ülkesi, toplamda yalnızca 126 kabloya bağımlı durumda.
Bu bağımlılığın yarattığı kırılganlık, özellikle alternatifi olmayan coğrafyalarda kendini ağır biçimde hissettiriyor. Tuvalu, Nauru ve Kiribati gibi Pasifik ada devletleri, dış dünyayla olan tüm dijital bağlantılarını tek bir kablo üzerinden sağlıyor. Bu hatta yaşanacak bir kopma, ülkenin finans sisteminden acil durum iletişimine kadar tüm dijital ekosistemini bir anda çökertebiliyor. 2022 yılında Tonga’da patlayan su altı volkanı tam da bu kâbus senaryosunu canlandırmış, ada halkı beş hafta boyunca dünyayla iletişim kuramamıştı.
Hürmüz Boğazı’nda Yeni Bir Cephe Açılıyor
Küresel ticaretin ve enerji naklinin kalbi olan Hürmüz Boğazı, şimdi de veri akışı üzerinden yürütülen bir güç mücadelesine sahne oluyor. İran Devrim Muhafızları’na bağlı medya organları, Google, Meta, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devlerinin boğazdan geçen kablolar için geçiş ücreti ödemesini talep edeceklerini duyurdu. İranlı askeri sözcü Tuğgeneral Ebrahim Zolfaghari’nin “İnternet kablolarına ücret uygulayacağız” açıklaması, uluslararası güvenlik çevrelerinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Tahran yönetimi her ne kadar kabloları doğrudan keseceğini söylemese de, devlet bağlantılı yayın organlarında çıkan üstü kapalı tehditler riskin boyutunu ortaya koyuyor. CNN International’a konuşan uzmanlar, İran’ın savaş dalgıçları, mini denizaltılar ve su altı dronlarıyla bu kablolara yönelik bir sabotaj kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor. Bölgeden geçen FALCON ve Gulf Bridge International (GBI) gibi kabloların hedef alınması durumunda, Avrupa ile Asya arasındaki finansal işlemlerin ve internet trafiğinin ciddi biçimde sekteye uğrayacağı ifade ediliyor.
Baltık’tan Pasifik’e Gölge Filosunun İzleri
Tehdit yalnızca Orta Doğu ile sınırlı değil. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde Nisan ayı sonunda yapılan bir oturumda, Rusya’nın 2022’den bu yana Baltık Denizi’nde en az sekiz kez deniz altı kablolarına zarar verdiği iddia edildi. Çin’in ise 2023 yılında Matsu Adaları’na giden iki kabloyu kasten kestiği öne sürüldü. Batılı istihbarat kaynakları, Rus ve Çin bayraklı gemilerin kablo güzergâhları üzerindeki şüpheli hareketliliğinin giderek arttığını vurguluyor.
Bu gelişmeler üzerine NATO, Baltık Denizi’nde savaş gemileri, insansız hava araçları ve uçaklarla devriye faaliyetlerini sıklaştırdı. Wall Street Journal’ın haberine göre Tayvan da kendi karasularındaki kabloları korumak için sahil güvenlik devriyelerini artırdı ve sabotaj girişimlerine yönelik cezai yaptırımları ağırlaştırdı. Singapur ise stratejik konumunu güçlendirmek adına bağlı olduğu kablo sayısını iki katına çıkarmayı hedefleyen bir program yürütüyor.
Ada Ülkeleri İçin Alternatif Yok, Maliyet Devasa
Comparitech’in risk endeksi, kabloların fiziksel güvenliğinin yanı sıra ekonomik boyutu da gözler önüne seriyor. Yeni Zelanda, 10’dan fazla alternatif hattı ve çatışma bölgelerine olan uzaklığı sayesinde sıfır puanla en güvenli ada ülkesi konumunda. Avrupa’da ise İzlanda 5 puanla dikkat çekerken, Asya’da Bahreyn ve Brunei 6’şar puanla en kırılgan ülkeler arasında yer alıyor. Haiti ve Dominika da aynı puanla Amerika kıtasının en riskli ada devletleri olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Kablo Koruma Komitesi’nin (ICPC) verilerine göre, dünya genelinde her yıl ortalama 150 ila 200 kablo arızası meydana geliyor. Bunların yüzde 70 ila 80’i ticari gemilerin çıpalarından kaynaklansa da, geri kalan vakalar teknik arızalar ve doğal afetlerden oluşuyor. Ancak jeopolitik tansiyonun yükseldiği bugünlerde, planlı sabotaj olasılığı çok daha büyük bir endişe kaynağı. Tamir süreci ise hem zaman hem de maliyet açısından oldukça ağır işliyor; dünya genelinde bu derinliklerde çalışabilecek yalnızca dört özel tamir gemisi bulunuyor. Uydu tabanlı internet çözümleri bir alternatif olarak görülse de, mevcut bant genişliği kapasiteleri şimdilik deniz altı kablolarının yerini doldurabilecek seviyeden oldukça uzak. Teknoloji Haberleri - hedefbilgitoplumu.com
