Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir: 2050’ye kadar yılda 700 bin ek ölüm riski
Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir: 2050’ye kadar yılda 700 bin ek ölüm riski

Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir: 2050’ye kadar yılda 700 bin ek ölüm riski

Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir ve bu durum yalnızca bireysel alışkanlıkları değil, küresel halk sağlığını da doğrudan etkileyebilir. The Lancet Global Health’te yayımlanan yeni araştırmaya göre, yükselen sıcaklıklar insanların hareket etmesini zorlaştırıyor ve bu eğilim devam ederse 2050 yılına kadar her yıl 470 bin ila 700 bin arasında ek erken ölüm meydana gelebilir.

Araştırma, Latin Amerika’daki üniversitelerden bilim insanları tarafından yürütüldü. 2000-2022 yılları arasında 156 ülkeyi kapsayan Dünya Sağlık Örgütü verileri ile East Anglia Üniversitesi İklim Araştırma Birimi sıcaklık verileri analiz edildi. Sonuçlara göre ortalama sıcaklığın 27,8°C’nin üzerinde olduğu her ek ayda, fiziksel hareketsizlik oranı küresel ölçekte yaklaşık 1,4–1,5 yüzde puan artıyor.

Isınan dünya, daha az hareket eden toplum anlamına gelebilir

Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir çünkü aşırı sıcaklar günlük hareketliliği hem fiziksel hem psikolojik olarak zorlaştırıyor. Yürüyüş, koşu, bisiklet gibi aktiviteler sıcak havada daha zor hale gelirken, insanlar doğal olarak daha az hareket etmeye başlıyor.

Bu durum zincirleme etki yaratıyor. Daha az fiziksel aktivite; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok kronik hastalığın riskini artırıyor. Aynı zamanda genel ölüm oranlarında da artış görülüyor.

Dünya genelinde zaten ciddi bir hareketsizlik sorunu bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yetişkinlerin yaklaşık yüzde 31’i yeterli düzeyde fiziksel aktivite yapmıyor. Bu da yaklaşık 1,8 milyar insanın risk altında olduğu anlamına geliyor.

En büyük risk tropikal ve düşük gelirli bölgelerde

Araştırma, etkilerin özellikle tropikal ve düşük gelirli ülkelerde daha ağır olacağını ortaya koyuyor. Karayipler, Orta Amerika, Sahra altı Afrika’nın doğusu ve Güneydoğu Asya en yüksek risk grubunda yer alıyor.

Bu bölgelerde sorun yalnızca sıcaklık değil. Aynı zamanda:

  • İklim kontrollü spor alanlarının yetersiz olması

  • Gölgelikli kamusal alan eksikliği

  • Klima erişiminin sınırlı olması

gibi faktörler, insanların sıcak havada aktif kalmasını daha da zorlaştırıyor.

Somali örneği dikkat çekiyor. Modellemeye göre 2050 yılında ülkede sıcaklığa bağlı fiziksel hareketsizlik nedeniyle ölüm oranı 100 bin kişide 70’e kadar çıkabilir.

Kadınlar ve yaşlılar daha fazla etkilenebilir

Araştırmaya göre sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir ancak bu etki herkesi eşit düzeyde etkilemiyor. Kadınlar ve yaşlı bireyler daha yüksek risk altında.

Bunun nedeni, vücudun ısıyı dengeleme kapasitesinin bu gruplarda daha sınırlı olması. Özellikle aşırı sıcak dönemlerde açık havada güvenli şekilde egzersiz yapmak bu gruplar için daha zor hale geliyor.

Gelişmiş ülkeler de riskten tamamen muaf değil

Yüksek gelirli ülkeler daha güçlü altyapıya sahip olsa da risk tamamen ortadan kalkmıyor. Araştırmaya göre ABD’de 2050 yılına kadar sıcaklığa bağlı fiziksel hareketsizlik nedeniyle 100 bin kişide yaklaşık 2,5 ek ölüm görülebilir.

Klima, kapalı spor salonları ve iklim kontrollü alanlar bu riski azaltıyor. Ancak bu durum farklı bir sorunu beraberinde getiriyor: insanlar daha fazla iç mekânda kalıyor ve bu da günlük hareket miktarını düşürüyor.

Ekonomik etkiler de büyüyor

Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir ve bunun maliyeti sadece sağlıkla sınırlı değil. Araştırma, ekonomik kayıpların da ciddi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor.

  • Düşük emisyon senaryosu: yaklaşık 2,4 milyar dolar kayıp

  • Yüksek emisyon senaryosu: yaklaşık 3,68 milyar dolar kayıp

Bu veriler, iklim krizinin sadece sağlık sistemlerini değil, küresel ekonomiyi de doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.

Çözüm: şehir planlaması ve emisyon azaltımı

Araştırmacılar, çözümün yalnızca klima kullanımını artırmak olmadığını vurguluyor. Önerilen çözümler:

  • Gölgelikli yürüyüş yolları oluşturulması

  • Şehirlerde ağaçlandırmanın artırılması

  • İklim kontrollü kamusal spor alanlarının yaygınlaştırılması

  • Sıcak havada güvenli egzersiz rehberlerinin oluşturulması

Ancak en kritik nokta, sıcaklık artışının temel nedeni olan sera gazı emisyonlarının azaltılması.

iklim krizi artık doğrudan sağlık sorunu

Sıcak hava fiziksel hareketsizliği artırabilir ve bu durum artık yalnızca yaşam tarzı değişimi olarak değil, doğrudan bir sağlık riski olarak değerlendiriliyor.

Önümüzdeki yıllarda sıcaklık artışı devam ederse, daha az hareket eden toplumlar kaçınılmaz hale gelebilir. Bu da daha fazla kronik hastalık, artan sağlık maliyetleri ve yüz binlerce ek erken ölüm anlamına geliyor.