
Project Hail Mary yıldızlararası yolculukta hayatta kalmanın sınırlarını gündeme getirdi
Project Hail Mary, yıldızlararası yolculukta insanın nasıl hayatta kalabileceği sorusunu yeniden bilimsel gündeme taşıdı. Andy Weir’ın aynı adlı romanı ve yaklaşan film uyarlaması, uzun süreli uzay görevlerinde insan vücudunun sınırlarını tartışmaya açtı.
Bilim insanları, hikâyedeki senaryonun kurgu olduğunu vurgulasa da, ele alınan biyolojik risklerin önemli bölümünün gerçek araştırmalara dayandığını belirtiyor.
Uzun süreli yapay uyku fikri neden riskli
Hikâyede astronotların yıllarca süren tıbbi koma benzeri bir durumda tutulması dikkat çekiyor. UCLA Uzay Tıbbı Programı Direktörü ve uçuş cerrahı Haig Aintablian’a göre bu yaklaşım teoride cazip görünse de insan fizyolojisi açısından ciddi riskler barındırıyor.
Uzmanlara göre insan vücudu uzun süre tamamen hareketsiz kalacak şekilde evrimleşmedi. Bu nedenle aylar ve yıllar süren koma durumları, hayati komplikasyonlara zemin hazırlayabiliyor.
Hareketsizliğin vücutta oluşturduğu tehlikeler
Uzun süreli immobilizasyon şu riskleri artırıyor:
Kan pıhtısı oluşumu
Hızlı kas erimesi
Bağışıklık sisteminin zayıflaması
Tıbbi tüpler kaynaklı enfeksiyonlar
Bu sorunların her biri, yıldızlararası ölçekte bir görevde ölümcül sonuçlar doğurabilecek potansiyele sahip.
Kriyoprezervasyon insanlarda neden zor
Teorik çözümlerden biri, insanları çok düşük sıcaklıklarda dondurup yolculuk sonunda yeniden hayata döndürmek. Ancak mevcut biyoloji bilgisi bu yöntemin insanlar için uygulanabilir olmadığını gösteriyor.
Araştırmalara göre insan kalbi yaklaşık 28 derecenin altında sağlıklı şekilde çalışamıyor. Bazı nadir vakalarda kısa süreli hipotermi atlatılabilse de, yıllarca sürecek bir dondurma süreci bugün için gerçekçi görünmüyor.
Bilim insanları bu engelin sadece mühendislik değil, doğrudan biyolojik sınırlardan kaynaklandığını vurguluyor.
Umut veren seçenek: Torpor ve kış uykusu
Araştırmacılar, çözümün tam dondurma yerine metabolizmayı kontrollü biçimde yavaşlatmak olabileceğini düşünüyor. Doğada bazı memeliler bu konuda dikkat çekici örnekler sunuyor.
Kutup yer sincapları metabolizmalarını normal seviyenin çok küçük bir kısmına indirebiliyor. Ayılar ise vücut sıcaklığını sınırlı düşürmesine rağmen uzun süre hareketsiz kalabiliyor ve ciddi kas kaybı yaşamıyor.
Uzmanlara göre insanlar ayılar benzeri bir metabolik yavaşlatma durumuna alınabilirse önemli avantajlar ortaya çıkabilir.
Olası avantajlar
Daha az gıda ve su tüketimi
Mürettebatın fizyolojik yıpranmasının azalması
Radyasyon hasarına karşı potansiyel dayanıklılık artışı
Ancak bu senaryonun insanlar üzerinde güvenli biçimde uygulanması için hâlâ çok sayıda bilinmeyen bulunuyor.
Sürekli uyku neden mümkün görünmüyor
Kış uykusuna yatan hayvanlar bile tamamen kesintisiz uyumuyor. Birçok tür birkaç haftada bir uyanarak vücut sıcaklığını geçici olarak yükseltiyor.
Araştırmacılar bu döngünün kas onarımı ve beyin sağlığı açısından gerekli olabileceğini düşünüyor. Bu nedenle gelecekteki uzay görevlerinde astronotların belirli aralıklarla uyandırılması gerekebilir.
Uzmanlar ayrıca ayılarda görülen aşırı yağ depolama stratejisinin insanlarda kalp ve damar risklerini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Roman yazarı teknik arızaya işaret ediyor
Hikâyedeki ölümlerin nedeni konusunda romanın yazarı Andy Weir farklı bir noktaya işaret ediyor. Weir’a göre sorun doğrudan biyolojik sınırlar değil, görev sırasında yaşanan teknik bir aksaklıktan kaynaklanıyor.
Buna rağmen uzmanlar, yıllarca sürecek yapay uyku senaryosunun en iyi koşullarda bile yüksek risk taşıdığı görüşünde birleşiyor.
Uzay araştırmaları tıp dünyasını da etkileyebilir
Bilim insanları, uzun süreli metabolik yavaşlatma ve beyin koruma mekanizmaları üzerine araştırmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar yalnızca derin uzay görevleri için değil, Dünya’daki bazı hastalıkların anlaşılması açısından da önem taşıyor.
Araştırmacılar özellikle beyin yaşlanması, nörodejeneratif hastalıklar ve travma sonrası koruma yöntemleri üzerinde yeni kapılar açılabileceğini değerlendiriyor.
