
Teknoloji Haberleri - Klimalardaki 3 Dakika Kuralı, yaz aylarında milyonlarca kullanıcının farkında olmadan karşılaştığı ancak çoğu zaman arıza sandığı bir güvenlik mekanizmasını ifade ediyor. Klimayı kapattıktan hemen sonra yeniden çalıştırmaya çalıştığınızda dış ünitenin birkaç dakika boyunca devreye girmemesi, cihazın tepki vermediği anlamına gelmiyor. Tam tersine bu bekleme süresi, kompresörü yüksek basınç altında yeniden çalıştırmamak için üreticiler tarafından tasarlanan standart bir koruma sistemi olarak görev yapıyor. LG ve TCL başta olmak üzere birçok üretici, kompresörün korunması amacıyla yeniden çalıştırma öncesinde yaklaşık üç dakikalık gecikmenin normal olduğunu teknik dokümanlarında açıkça belirtiyor.
Sıcak havalarda serinlemek isteyen birçok kullanıcı, odanın daha hızlı soğuyacağını düşünerek klimayı sık sık kapatıp yeniden açabiliyor veya uzaktan kumanda üzerinden art arda çalışma komutları gönderebiliyor. İlk bakışta zararsız görünen bu alışkanlık, aslında soğutma sisteminin en pahalı bileşeni olan kompresör üzerinde gereksiz mekanik yük oluşturabiliyor.
Modern split klimaların büyük bölümü, bu riski ortadan kaldırabilmek için elektronik kontrol kartı üzerinden çalışan zaman gecikmeli koruma algoritmalarıyla donatılıyor. Kullanıcı yeniden çalıştırma komutu verse bile sistem önce soğutucu akışkanın basıncının dengelenmesini bekliyor. Ardından kompresöre güvenli çalışma izni veriliyor. Bu nedenle birkaç dakikalık bekleme süresi teknik bir arıza değil, cihazın normal çalışma karakterinin bir parçası kabul ediliyor.
Kompresör Neden Bu Kadar Hassas Bir Parça?
Bir klimanın soğutma çevriminin merkezinde kompresör bulunuyor. Bu parça, düşük basınçlı soğutucu akışkanı emerek yüksek basınca sıkıştırıyor ve sistem içerisinde sürekli dolaşmasını sağlıyor. Ardından yüksek sıcaklığa ulaşan gaz dış ünitedeki kondenserde ısısını dış ortama bırakıyor. Daha sonra genleşme elemanından geçen akışkanın basıncı düşüyor ve iç ünitedeki evaporatörde yeniden buharlaşarak ortamdan ısı çekmeye başlıyor.
Aslında klimalar soğuk hava üretmiyor. İç ortamdaki fazla ısıyı dışarı taşıyarak yaşam alanının sıcaklığını düşürüyor. Bu çevrimin kesintisiz devam edebilmesi ise doğrudan kompresörün sağlıklı çalışmasına bağlı.
Kompresör yalnızca mekanik bir pompa değil, aynı zamanda yüksek basınç altında çalışan hassas bir mühendislik ürünü. Çalışma sırasında sistemin yüksek ve düşük basınç tarafları arasında belirli bir denge oluşuyor. Klima durdurulduğunda ise bu denge bir anda ortadan kalkmıyor. Soğutucu akışkanın sistem içerisinde yeniden dağılımı belirli bir süre gerektiriyor.
İşte üreticilerin uyguladığı üç dakikalık bekleme süresinin temel nedeni de bu fiziksel süreç.
Klima Neden Hemen Yeniden Çalıştırılmıyor?
Klima kapatıldığı anda kompresör durmuş olsa bile boru hattındaki yüksek basınç tamamen kaybolmuyor. Sistemin bir bölümünde yüksek basınç devam ederken diğer bölümünde daha düşük basınç bulunuyor.
Eğer kullanıcı bu aşamada klimayı hemen yeniden çalıştırırsa elektrik motoru, normalden çok daha ağır bir yük altında dönmeye çalışıyor. Bu durum kalkış akımını artırabiliyor, motor sargılarının daha fazla ısınmasına neden olabiliyor ve kompresör üzerindeki mekanik zorlanmayı yükseltebiliyor.
Bazı üreticiler teknik dokümanlarında bu durumun basınç eşitlenmesi tamamlanmadan yeniden çalıştırma nedeniyle oluşabilecek kompresör yükünü önlemek amacıyla uygulandığını belirtirken, bazı servis dokümanlarında ise sıvı soğutucu akışkanın oluşturabileceği istenmeyen darbelerin kompresör ömrünü olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle elektronik kontrol kartı, kullanıcıdan gelen çalıştırma komutunu hemen uygulamak yerine güvenlik zamanlayıcısını devreye alıyor. Bekleme süresi tamamlandıktan sonra dış ünite yeniden çalışıyor ve soğutma çevrimi normal şekilde devam ediyor.
İlginç olan nokta ise bekleme süresi devam ederken klimayı tekrar kapatıp yeniden açmanızın sayaç süresini çoğu modelde baştan başlatması. Örneğin iki dakika elli saniye bekledikten sonra yeniden açma komutu verirseniz sistem tekrar üç dakikalık koruma süresine dönebiliyor. Bu davranış birçok kullanıcı tarafından arıza olarak değerlendirilse de üreticiler bunun normal olduğunu özellikle vurguluyor.
Sık Açıp Kapatmak Kısa Çevrim Oluşturabiliyor
İklimlendirme sektöründe “short cycling” olarak adlandırılan kısa çevrim problemi, klimanın çok kısa aralıklarla sürekli durup yeniden çalışması anlamına geliyor.
Bu durum yalnızca kompresörü daha fazla yormuyor. Her ilk çalıştırmada elektrik motorunun çektiği kalkış akımı normal çalışma akımından daha yüksek olabiliyor. Gün içerisinde onlarca kez tekrarlanan gereksiz başlangıç döngüleri ise hem enerji tüketimini hem de mekanik aşınmayı artırabiliyor.
Daha da önemlisi klima yeterince uzun süre çalışamadığında yalnızca sıcaklığı düşürmeye odaklanıyor. Ortamdaki nemi uzaklaştıracak kadar uzun çalışmadığı için yaşam alanı serin görünmesine rağmen boğucu ve ağır bir hava hissi oluşabiliyor. Özellikle yaz aylarında bağıl nem oranının yüksek olduğu bölgelerde kullanıcıların “Oda serin ama rahat değil.” şeklindeki yorumlarının arkasında çoğu zaman bu çalışma karakteri bulunuyor.
İnverter Klimalarda Da Üç Dakika Kuralı Geçerliliğini Koruyor
İnverter teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte birçok kullanıcı, kompresörün sürekli çalıştığını ve bu nedenle bekleme süresine ihtiyaç duyulmadığını düşünüyor. Oysa inverter klimalar ile klasik on/off modeller arasında çalışma mantığı farklı olsa da kompresörü koruyan güvenlik mekanizması her iki sistemde de önemini koruyor.
Klasik klimalarda kompresör yalnızca iki çalışma durumuna sahip. Sistem ya tam kapasiteyle çalışıyor ya da tamamen duruyor. Oda hedef sıcaklığa ulaştığında kompresör kapanıyor, sıcaklık yükseldiğinde yeniden tam güçle devreye giriyor. Bu nedenle gün içerisinde daha fazla başlatma ve durdurma işlemi gerçekleşiyor.
İnverter klimalarda ise kompresör tamamen kapanmak yerine çoğu zaman devir düşürerek çalışmaya devam ediyor. Elektronik sürücü sistemi, motor devrini ortamdaki ısı yüküne göre anlık olarak ayarlıyor. Böylece sıcaklık dalgalanmaları azalırken enerji tüketimi de düşüyor.
Ancak inverter klima tamamen durdurulduğunda veya elektrik kesintisinin ardından yeniden çalıştırıldığında kompresör yine aynı fizik kurallarına tabi oluyor. Soğutucu akışkanın basıncının dengelenmesi gerektiği için elektronik kontrol sistemi güvenlik zamanlayıcısını devreye alıyor. Bu nedenle “İnverter klimam var, neden üç dakika bekliyor?” sorusunun cevabı aslında oldukça basit. Korunan teknoloji inverter kartı değil, doğrudan kompresörün kendisi.
Nem Alma Performansı Neden Çalışma Süresiyle Doğrudan İlişkili?
Klima denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca sıcaklığı düşürmek geliyor. Oysa konforlu bir iç ortam oluşturan en önemli unsurlardan biri bağıl nem oranı.
İç ünitedeki evaporatör serpantini çalışmaya başladığında yüzey sıcaklığı ortam havasından daha düşük seviyeye iniyor. Serpantin üzerinden geçen nemli hava soğudukça içerisindeki su buharı yoğuşuyor ve su damlacıkları tahliye hattı üzerinden dışarı atılıyor.
Bu işlem birkaç saniyede gerçekleşmiyor. Klima belirli bir süre kesintisiz çalıştığında serpantin yüzeyi ideal sıcaklığa ulaşıyor ve yoğuşma verimli hâle geliyor.
Cihaz sık sık durdurulduğunda ise her seferinde bu süreç yeniden başlıyor. Klima odayı serinletmeye başlasa bile havadaki nem yeterince uzaklaştırılamıyor. Sonuç olarak termometre daha düşük değer gösterirken kullanıcı ortamı beklediği kadar ferah hissetmeyebiliyor.
Özellikle Akdeniz, Ege ve Karadeniz gibi yaz aylarında nem oranının yüksek olduğu bölgelerde bu durum çok daha belirgin hissediliyor. Bu nedenle uzmanlar, klimayı sürekli açıp kapatmak yerine sabit sıcaklıkta çalıştırmanın hem konfor hem de verimlilik açısından daha doğru olduğunu belirtiyor.
Elektrik Faturasını Düşürmeye Çalışırken Daha Fazla Enerji Harcanabiliyor
Elektrik tasarrufu yapmak isteyen kullanıcıların sık başvurduğu yöntemlerden biri, klimayı birkaç dakika çalıştırıp tamamen kapatmak oluyor. İlk bakışta mantıklı görünen bu yöntem pratikte beklenen sonucu vermeyebiliyor.
Bir klima ilk çalıştırıldığında kompresör, fan motorları ve elektronik sistemler başlangıç aşamasında normal çalışma düzenine ulaşmak için belirli miktarda enerji tüketiyor. Ortam sıcaklığı hedef değerin oldukça üzerindeyse kompresör de ilk dakikalarda daha yüksek kapasitede çalışıyor.
Kullanıcı cihazı kısa süre sonra kapattığında oda yeniden ısınmaya başlıyor. Klima tekrar açıldığında ise sistem en baştaki yüksek yük koşullarına geri dönüyor. Gün boyunca bu döngünün defalarca tekrarlanması, bazı kullanım senaryolarında cihazın daha uzun süre düşük güçte çalışmasına göre daha yüksek enerji tüketimine neden olabiliyor.
Bu nedenle güncel inverter klimalarda üreticiler, cihazın otomatik kapasite kontrolüne müdahale edilmemesini öneriyor. Klima, hedef sıcaklığa ulaştıktan sonra kompresör devrini kendi kendine azaltarak gereksiz elektrik tüketimini zaten önemli ölçüde sınırlayabiliyor.

Klima Kullanırken Yapılan Diğer Yaygın Hatalar
Yanlış kullanım yalnızca sık açıp kapatmakla sınırlı değil. Kullanıcıların önemli bölümü kumandadaki sıcaklık değerini mümkün olan en düşük seviyeye indirerek odanın daha hızlı serinleyeceğini düşünüyor.
Gerçekte klima, seçilen sıcaklık kaç derece olursa olsun kompresörünü maksimum kapasitede çalıştırarak soğutmaya başlıyor. Yani 24 derece yerine 16 derece seçmek, cihazın ilk dakikalarda daha hızlı üflemesini sağlamıyor. Tek fark, klimanın hedef sıcaklığa ulaşabilmek için çok daha uzun süre tam yükte çalışması oluyor.
Benzer şekilde hava çıkış yönünün yanlış ayarlanması da soğutma performansını etkileyebiliyor. Soğuk hava doğal olarak aşağı çöktüğü için kanatların doğrudan kullanıcıya yönlendirilmesi yerine ortamın geneline hava dolaşımı sağlayacak açıyla kullanılması daha dengeli bir serinlik oluşturuyor.
Filtrelerin uzun süre temizlenmemesi de hava debisini azaltıyor. Hava akışı düştüğünde evaporatör yeterince verimli çalışamıyor ve kompresör daha uzun süre devrede kalmak zorunda kalıyor. Bu durum hem elektrik tüketimini artırıyor hem de sistem üzerindeki yükü yükseltiyor.
BTU Neden Hâlâ Klima Kutularında Yer Alıyor?
Klimaların çalışma mantığını anlamak kadar doğru kapasite seçimi de büyük önem taşıyor. Mağazada yeni bir klima incelerken kutu üzerinde görülen 9000 BTU, 12000 BTU veya 18000 BTU gibi ifadeler, cihazın ne kadar elektrik harcadığını değil, bir saat içerisinde ortamdan uzaklaştırabileceği ısı miktarını gösteriyor.
BTU, “British Thermal Unit” yani İngiliz Isı Birimi anlamına geliyor. Bilimsel hesaplamalarda bugün büyük ölçüde joule kullanılsa da iklimlendirme sektöründe BTU onlarca yıldır ortak teknik dil olmayı sürdürüyor. Bunun temel nedeni tarihsel alışkanlıkların yanı sıra uluslararası klima endüstrisinin ürün sınıflandırmalarını uzun yıllardır bu ölçü sistemi üzerinden yapması.
BTU değerini yalnızca büyük bir sayı olarak görmek doğru değil. Aslında bu değer, klimanın hangi büyüklükteki yaşam alanında verimli çalışabileceğine ilişkin en önemli teknik göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.
Doğru BTU Seçimi Neden Bu Kadar Önemli?
Klima satın alırken yapılan en yaygın hatalardan biri, yüksek BTU değerinin her zaman daha iyi performans sunacağını düşünmek oluyor. Oysa iklimlendirme sistemlerinde önemli olan en yüksek kapasiteyi satın almak değil, yaşam alanının ihtiyaç duyduğu kapasiteyi doğru belirlemek.
Kapasitesi gereğinden yüksek seçilen bir klima, bulunduğu ortamı çok kısa sürede hedef sıcaklığa ulaştırıyor. İlk bakışta avantaj gibi görünen bu durum, cihazın daha sık durup yeniden çalışmasına neden olabiliyor. Çalışma süresi kısaldığı için evaporatör üzerinde yeterli yoğuşma gerçekleşmiyor ve havadaki nem istenilen seviyede uzaklaştırılamıyor. Ortam serin olsa bile kullanıcılar havayı ağır, nemli ve bunaltıcı hissedebiliyor.
Bunun tam tersi senaryoda ise kapasitesi düşük seçilen klima sürekli tam yük altında çalışıyor. Hedef sıcaklığa ulaşabilmek için kompresör uzun süre yüksek devirde kaldığından enerji tüketimi artıyor. Mekanik parçalar daha fazla zorlanıyor ve cihazın kullanım ömrü de olumsuz etkilenebiliyor.
Bu nedenle yalnızca oda metrekaresine bakarak klima seçmek doğru yaklaşım değil. Aynı büyüklükte iki odanın ihtiyaç duyduğu kapasite birbirinden tamamen farklı olabiliyor.
Metrekare Tek Başına Yeterli Bir Ölçü Değil
Klima kapasitesi belirlenirken uzmanlar yalnızca alan hesabı yapmıyor. Binanın yalıtım durumu, tavan yüksekliği, pencere büyüklüğü, cephe yönü, gün içerisinde aldığı güneş miktarı, aynı ortamda bulunan kişi sayısı, çalışan elektronik cihazlar ve bulunduğu şehrin iklimi de hesaplamaya dahil ediliyor.
Örneğin güney cephede, geniş cam yüzeylere sahip ve gün boyunca güneş alan bir salon, kuzey cephede bulunan aynı metrekaredeki bir odadan belirgin şekilde daha fazla soğutma kapasitesine ihtiyaç duyabiliyor.
Açık mutfaklı salonlar da benzer şekilde farklı değerlendiriliyor. Yemek pişirme sırasında ortaya çıkan ek ısı yükü, klimanın daha fazla çalışmasına neden olabiliyor. Bu yüzden profesyonel keşif yapılmadan yalnızca internet üzerindeki genel BTU tablolarına göre seçim yapmak her zaman doğru sonuç vermeyebiliyor.
BTU Değeri Nereden Geliyor?
BTU’nun kökeni 19. yüzyıldaki İngiliz mühendislik hesaplamalarına dayanıyor. Metrik sistem bugün dünyanın büyük bölümünde standart hâline gelmiş olsa da iklimlendirme sektöründe BTU kullanımının sürmesinin temel nedeni uluslararası ticaret ve teknik standartların uzun yıllardır bu ölçü birimi üzerinden oluşturulmuş olması.
Günümüzde Avrupa ve Türkiye’de satılan klimaların teknik kataloglarında soğutma kapasitesi kilovat cinsinden de belirtiliyor. Ancak tüketiciler ürünleri büyük ölçüde BTU değerleriyle tanıdığı için üreticiler iki ölçü sistemini birlikte kullanmayı sürdürüyor.
Bu nedenle klima kutusu üzerinde gördüğünüz BTU değeri geçmişten kalan sembolik bir ifade değil; cihazın gerçek soğutma kapasitesini tanımlayan uluslararası teknik standartlardan biri olmayı sürdürüyor.
Her Soğutma Sistemi Aynı Prensiple Çalışmıyor
Evlerde kullanılan split klimalar kompresörlü buhar sıkıştırmalı çevrimle çalışıyor. Bunun dışında farklı ihtiyaçlara yönelik alternatif teknolojiler de bulunuyor.
Evaporatif soğutucular, havayı suyla ıslatılmış özel pedlerden geçirerek doğal buharlaşma sayesinde serinlik oluşturuyor. Kompresör kullanılmadığı için elektrik tüketimi oldukça düşük kalıyor. Ancak bu sistemler kuru iklimlerde başarılı sonuç verirken bağıl nemin yüksek olduğu bölgelerde aynı verimi sağlayamıyor.
Endüstriyel tesislerde ve büyük ticari yapılarda kullanılan absorbsiyonlu soğutucular ise elektrik motorlu kompresör yerine doğal gaz, buhar veya atık ısı kaynaklarından yararlanıyor. Kimyasal çevrim üzerinden çalışan bu sistemler özellikle büyük ölçekli uygulamalarda enerji yönetimi açısından önemli avantajlar sunabiliyor.
Her teknoloji farklı kullanım senaryolarına hitap etse de konutlarda en yaygın çözüm hâlâ kompresörlü split klimalar olmaya devam ediyor. Bu nedenle kompresörün çalışma prensibini ve onu koruyan güvenlik sistemlerini bilmek, cihazdan uzun yıllar yüksek verim almak açısından önem taşıyor.
Klima teknolojileri son yıllarda önemli ölçüde gelişmiş olsa da temel çalışma prensibi değişmiş değil. Kompresörü koruyan üç dakikalık bekleme süresi, doğru BTU seçimi, düzenli filtre temizliği ve uygun sıcaklık ayarı birlikte değerlendirildiğinde hem elektrik tüketimi düşürülebiliyor hem de cihazın mekanik ömrü uzatılabiliyor. Kullanıcıların çoğu bu bekleme süresini gereksiz bir gecikme olarak değerlendirse de, aslında bu birkaç dakikalık koruma mekanizması ileride oluşabilecek çok daha büyük arızaların önüne geçebiliyor.
Klima kullanırken siz hangi alışkanlıkların enerji tüketimini daha fazla etkilediğini düşünüyorsunuz? Kullandığınız yöntemleri ve deneyimlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Teknoloji Haberleri - Hedef Bilgi Toplumu

Güncel Haberler
Teknoloji Gündemi
ChatGPT iOS ve Web Sürümüne Yeni Kullanım Kolaylıkları Geldi
ChatGPT iOS ve web sürümü, fotoğraf ekleme, zaman bilgisi ve uzun sohbetlere erişim tarafında kullanım akışını hızlandırmayı hedefleyen yeni iyileştirmeler aldı. Güncellemeler, mobilde dosya paylaşımını daha kısa bir harekete indirirken web tarafında uzun konuşmalarla çalışan...
Vivo V70 Lite 4G: 8.100 mAh Bataryalı Yeni Modelin Özellikleri
Vivo V70 Lite 4G, 8.100 mAh kapasiteli bataryası ve günlük kullanıma odaklanan donanımıyla duyuruldu. Modelin öne çıkan tarafı, giriş segmentinde alışılmışın üzerinde bir pil kapasitesini 44W hızlı şarj desteğiyle bir araya getirmesi. Vivo’nun yeni 4G...
Moto G Max Tanıtıldı: 7.000 mAh Batarya Ve Snapdragon 6s Gen 4
Moto G Max, 7.000 mAh silikon-karbon batarya, Snapdragon 6s Gen 4 işlemci, 120 Hz ekran ve Sony LYTIA 600 kamerayla tanıtıldı. İşte telefonun özellikleri ve fiyatı. Moto G Max, Motorola'nın G serisindeki yeni modeli olarak...
Xiaomi HyperOS 4 Tanıtıldı: Arayüz, Yapay Zekâ Ve Performans Yenilikleri
Xiaomi HyperOS 4, yenilenen cam efektli arayüzü, yapay zekâ yetenekleri, geliştirilmiş animasyonları ve cihazlar arası bağlantı özellikleriyle tanıtıldı. Xiaomi HyperOS 4, şirketin Çin'de kullanıma sunduğu yeni nesil sistem yazılımı olarak arayüzden animasyonlara, yapay zekâdan cihazlar...
Telefonu Düzenli Olarak Yeniden Başlatmak Neden Önemli? Performans Ve Güvenlik Açısından Bilmeniz Gerekenler
Telefonu düzenli olarak yeniden başlatmak yalnızca performansı artırmıyor, aynı zamanda gelişmiş şifreleme mekanizmalarını yeniden devreye alarak güvenliği de güçlendiriyor. Android ve iPhone kullanıcılarının bilmesi gereken teknik ayrıntıları derledik. Telefonu Düzenli Olarak Yeniden Başlatmak, yıllardır teknoloji...
Hiroşima Atom Bombasının Kalıntılarında Daha Önce Görülmeyen Bir Metalik Alaşım Keşfedildi
Hiroşima atom bombası sonrasında oluşan kalıntılar üzerinde yapılan yeni araştırma, doğada daha önce tanımlanmamış çok bileşenli bir metalik alaşımı ortaya koydu. Science Advances'ta yayımlanan çalışma, aşırı sıcaklığın maddeleri nasıl yeniden şekillendirdiğine dair önemli ipuçları sunuyor....
Yapay Zeka Şarkıları İçin Küresel Liste Kuralları Değişebilir
Yapay zeka şarkıları için müzik sektörünün en büyük şirketleri yeni bir düzenleme talebinde bulundu. Sony Music, Universal Music Group ve Warner Music Group, Billboard ve Spotify gibi listelerde insan üretimini esas alan yeni kuralların uygulanmasını...
iPhone Air 2 Hakkında İlk Bilgiler Ortaya Çıktı: Beklenen Beş Büyük Yenilik
iPhone Air 2 için paylaşılan ilk bilgiler, Apple'ın 2027 yılında tanıtmayı planladığı ince tasarımlı modelde kamera, işlemci, bağlantı teknolojileri ve bellek tarafında önemli güncellemeler hazırladığını gösteriyor. iPhone Air 2, Apple'ın ince gövdeli akıllı telefon serisini...
Microsoft 365 Copilot İçin Kritik Word Açığı: Gizli Komutlar Belgeler Arasında Yayılabiliyor
Microsoft 365 Copilot üzerinde tespit edilen yeni güvenlik açığı, Microsoft Word belgelerine gizlenen görünmez komutların yapay zekâyı etkileyerek içerikleri değiştirmesine ve aynı talimatları yeni dosyalara taşımasına neden olabiliyor. İşte araştırmanın ortaya koyduğu teknik ayrıntılar ve...
ChatGPT Health ABD’de Geniş Kapsamlı Kullanıma Açıldı: Sağlık Verileri Artık Yapay Zekâ İle Doğrudan Paylaşılabilecek
ChatGPT Health artık ABD'deki yetişkin kullanıcıların erişimine açıldı. Apple Health ve tıbbi kayıt entegrasyonu sunan yeni sistem, GPT-5.6 Sol modeliyle çalışırken sağlık tavsiyeleri nedeniyle devam eden davalar da gündemde yer alıyor. ChatGPT Health, OpenAI tarafından...
Microsoft MAI-Image-2.5-Pro Ve MAI-Voice-2-Flash Modellerini Duyurdu
Microsoft MAI-Image-2.5-Pro ile görsel üretim ve düzenleme alanında yeni nesil yapay zekâ yeteneklerini kullanıma açtı. Şirket ayrıca daha düşük maliyet ve yüksek hız sunan MAI-Voice-2-Flash modelinin teknik ayrıntılarını da paylaştı. Microsoft MAI-Image-2.5-Pro, şirketin bugüne kadar...
Google Gemini Spark AI Pro Abonelerine Sunuldu: Kişisel Yapay Zeka Ajanı Daha Fazla Kullanıcıyla Buluşuyor
Google Gemini Spark artık ABD'deki Google AI Pro aboneleri için kullanıma açılıyor. Google Workspace entegrasyonları, otomatik görev yönetimi, zamanlanmış iş akışları ve kişisel yapay zekâ deneyimine dair tüm ayrıntılar haberimizde. Google Gemini Spark, Google'ın üretken...
Xiaomi Temmuz 2026 Güvenlik Güncellemesi 58 Cihaz İçin Yayınlandı: İşte Güncelleme Alan Modeller
Xiaomi Temmuz 2026 Güvenlik Güncellemesi küresel olarak dağıtıma çıktı. Toplam 58 Xiaomi, Redmi ve POCO modeli için sunulan yeni yama, kritik güvenlik açıklarını kapatırken sistem kararlılığını da güçlendiriyor. Xiaomi Temmuz 2026 Güvenlik Güncellemesi, dünya genelindeki...
Cisco Antares Yapay Zekâ Modelleri Yazılım Güvenliğinde Maliyet Dengesini Değiştiriyor
Cisco Antares modeli ailesi, yazılım projelerindeki güvenlik açıklarının tespitini çok daha düşük maliyetle gerçekleştirmeyi hedefliyor. Açık ağırlıklı yeni küçük dil modelleri, yerel çalışabilme yeteneği ve büyük yapay zekâ modellerine yaklaşan performansıyla dikkat çekiyor. Cisco Antares,...
Apple iPhone 18 Pro Üretim Hacmini Artırıyor: Foxconn Fabrikalarında Yoğun Mesai Başladı
Apple iPhone 18 Pro modelleri küresel lansman öncesinde seri üretim aşamasına geçti. Foxconn işe alımları hızlandırırken A20 işlemciden ekran teknolojilerine kadar merak edilen tüm ayrıntılar netleşmeye başladı. Apple iPhone 18 Pro modelleri, Eylül ayında gerçekleştirilmesi...
Cilde Boya Gibi Uygulanan Yeni Elektrot Teknolojisi Biyometrik Takibi Değiştirebilir
Cilde Boya Gibi Uygulanan Yeni Elektrot Teknolojisi ile geliştirilen yeni polimer yapı, kalp ritmi, kas hareketleri ve beyin sinyallerini yüksek doğrulukla takip etmeyi hedefliyor. Yeni sistem, klasik elektrotların terleme ve hareket sırasında yaşadığı bağlantı sorunlarına...
Hooma Magpulse Slim Manyetik Powerbank Serisi Türkiye’de Satışa Sunuldu
Hooma Magpulse Slim serisi Türkiye pazarına giriş yaptı. 3.000 mAh ve 5.000 mAh kapasiteli iki yeni manyetik powerbank modeli; ince tasarımı, kablosuz şarj desteği, Power Delivery teknolojisi ve güvenlik özellikleriyle mobil kullanıcıları hedefliyor. Hooma Magpulse...
Apple Live Notes İle Genius Bar Görüşmelerini Yapay Zekâ Destekli Notlara Dönüştürüyor
Apple Live Notes sistemi, Genius Bar teknik destek görüşmelerini otomatik olarak metne döküp özetleyen yeni bir yapay zekâ çözümü olarak test ediliyor. İşte sistemin çalışma şekli, gizlilik ayrıntıları ve çalışanların gündeme getirdiği tartışmalar. Apple Live...
Windows 11 İle Linux Karşılaştırması Şaşırttı: Aynı Donanımda Kazanan İş Yüküne Göre Değişti
Windows 11 ile Linux karşılaştırması, üst düzey donanımla gerçekleştirilen 99 farklı testte dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Yapay zekâ uygulamalarında Windows 11 öne çıkarken, video kodlama tarafında Linux dağıtımları önemli avantaj elde etti. Windows 11...
Google Chrome Find And Fill With Gemini Özelliği Form Doldurma Deneyimini Değiştiriyor
Google Chrome Find And Fill With Gemini özelliği Chrome Canary sürümünde test edilmeye başladı. Gmail ve Google Fotoğraflar verilerini kullanabilen yeni sistemin çalışma mantığı, gizlilik yaklaşımı ve kullanıcı deneyimine etkileri haberimizde. Google Chrome Find And...