İspanya ve Danimarka’nın Ortak Yeşil Hidrojen Koridoru Maliyeti 2 Euro/kg Seviyesine İniyor

Avrupa’da Yeşil Hidrojen Maliyeti 2 Euroya Düşebilir: İspanya ve Danimarka’dan Yeni Enerji Koridoru Modeli

Bilim Haberleri – Avrupa’nın temiz enerji hedefleri doğrultusunda şekillendirilen yeni bir yeşil hidrojen koridoru modeli, kıtanın enerji haritasını değiştirebilecek somut bir yol haritası sunuyor. Energy Conversion and Management dergisinde yayımlanan ve uluslararası bir araştırma ekibinin imzasını taşıyan çalışmaya göre, İspanya’nın yüksek güneş enerjisi potansiyeli ile Danimarka’nın offshore rüzgar kapasitesi bir araya getirildiğinde, yenilenebilir hidrojenin üretim maliyeti kilogram başına yaklaşık 2 euro seviyesine kadar çekilebiliyor.

Model, aslında Avrupa’nın enerji dönüşümündeki kronik bir açmaza parmak basıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının yoğun olduğu bölgeler ile hidrojen talebinin patlayacağı sanayi merkezleri coğrafi olarak örtüşmüyor. Araştırma ekibi bu kopukluğu gidermek için iki ülkenin mevsimsel üretim profillerindeki doğal dengeyi kullanıyor. İspanya’da fotovoltaik santraller yaz aylarında ve gündüz saatlerinde zirve yaparken, Danimarka’nın kapasite faktörü yüzde 50’nin üzerinde seyreden deniz üstü rüzgar türbinleri bilhassa kış döneminde çok daha istikrarlı elektrik sağlıyor. Bu karşılıklı tamamlayıcı yapı sayesinde hidrojen üretimindeki mevsimsel dalgalanmalar törpüleniyor ve ihracata yönelik maliyetler öngörülebilir hale geliyor.

Çalışmanın belki de en kritik bulgusu, nihai maliyeti belirleyen asıl değişkenin güneş ya da rüzgarın kalitesi olmadığı. Asıl farkı yaratan unsur depolama teknolojisi. Ekip; tuz mağaraları, basınçlı tanklar ve LOHC (sıvı organik hidrojen taşıyıcı) olmak üzere üç farklı depolama yöntemini altı yıllık meteorolojik veriyle beslenen saatlik bir model üzerinde test etti. Sonuçlar net: LOHC sistemleri, özellikle yer altı depolamasına uygun jeolojik yapıdan yoksun bölgeler için ezber bozuyor. İspanya ve Danimarka’nın her ikisinde de LOHC kullanıldığında üretim maliyeti TWh başına yaklaşık 65 milyon euroya, yani kilogram başına 2,15 euroya kadar iniyor. Tuz mağaraları TWh başına 69 ila 72 milyon euroyla (yaklaşık 2,3 euro/kg) rekabetçi kalmayı başarırken, basınçlı tanklar İspanya senaryosunda kilogram başına 6,7 euronun üzerine fırlayarak pratikte eleniyor.

Yıllık 100 TWh Kapasiteli Yeni Nesil Enerji Koridoru

Araştırmacılar, İspanya’da fotovoltaik ile LOHC teknolojisinin, Danimarka’da ise offshore rüzgar ile yine LOHC tabanlı altyapının entegre edildiği hibrit modelin Avrupa için en yüksek verimi vadettiğini belirtiyor. Bu yapının yıllık 100 TWh’ye varan hidrojen tedariği sağlayabilecek yeni nesil yeşil hidrojen koridoru projelerinin temelini oluşturabileceği ifade ediliyor. Danimarka’nın 2030 yılına kadar 4 ila 6 GW arasında elektroliz kapasitesi kurma planını da devreye aldığınızda, koridorun teknik altyapısının şimdiden şekillenmeye başladığını söylemek mümkün.

Düzenleyici Çerçeve ve Yatırım Belirsizliği Masada

Çalışma yalnızca teknik fizibiliteyi değil, aynı zamanda yatırım ortamının kırılganlığını da mercek altına alıyor. Sermaye harcamaları, ekipman ömrü ve depolama maliyetlerindeki belirsizliklerin, hidrojenin seviyelendirilmiş maliyetinde yüzde 30’un üzerinde dalgalanmaya yol açabileceği hesaplanıyor. Araştırmacılar bu noktada Avrupa çapında eşgüdümlü yatırımların, istikrarlı düzenleyici çerçevelerin ve hedefe yönelik destek politikalarının altını çiziyor. Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı’nın 2025 yılı için açtığı 184,5 milyon euroluk yeni proje çağrısı da bu tür koridor girişimlerine finansal zemin hazırlayan adımlar arasında gösteriliyor.

İspanya ve Danimarka Modeli Başka Bölgelere de Uyarlanabilir

Araştırma ekibi, iki ülkenin birikiminin yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmayacağını düşünüyor. Birbirini tamamlayan yenilenebilir enerji profillerine sahip farklı coğrafyalarda da benzer modellerin kurgulanabileceği belirtiliyor. Nitekim Avrupa Komisyonu’nun 2030 yılı için belirlediği 10 milyon ton yenilenebilir hidrojen üretim hedefi göz önüne alındığında, İspanya-Danimarka hattının kıtanın yeşil mutabakatındaki stratejik ağırlığı daha da belirginleşiyor. Önümüzdeki dönemde bu iki ülkenin, Avrupa’nın hidrojen tedarik zincirinde yalnızca üretici değil, aynı zamanda fiyat belirleyici birer aktör olarak öne çıkması sürpriz olmayacak. Bilim Haberleri - hedefbilgitoplumu.com

Bu Haberi Paylaşın:
Takip Et
×

Teknoloji ve Bilim Haberlerini Yakından Takip Edin

İçeriklerimizi faydalı bulduysanız, en güncel haberlere anında ulaşmak için Telegram kanalımızı takip edin.

Telegram Kanalını Takip Et
@hedefbilgitoplumu