
Dünyada Bir İlk: Ticari Fiber Altyapıda Kuantum Işınlama Berlin’de Gerçekleştirildi
Bilim kurgu filmlerinin vazgeçilmez temalarından biri olan ışınlama, kuantum fiziği sayesinde gerçeğe dönüşüyor. Ancak bu kez laboratuvar ortamında değil, bizzat kullandığımız günlük internet hatları üzerinde. Ticari fiber altyapıda kuantum ışınlama teknolojisi, Deutsche Telekom’un Ar-Ge birimi T-Labs ve kuantum ağ öncüsü Qunnect ortaklığında Berlin’de başarıyla test edildi. Ocak 2026’da gerçekleştirilen bu tarihi deneme, kuantum bilgisini fiziksel bir parçacık transferi olmadan 30 kilometrelik bir mesafeye aktararak “kuantum internet” yolunda en somut adımı attı.
Bu gelişme, kuantum teknolojilerinin artık sadece teorik birer çalışma olmaktan çıkıp, telekomünikasyon operatörlerinin mevcut sistemlerine entegre edilebileceğini kanıtlıyor. Berlin’in yeraltı fiber optik ağları üzerinde yapılan testler, kuantum sinyallerinin mevcut dijital veri trafiğiyle aynı anda ve birbirini bozmadan taşınabileceğini gösterdi. Bu durum, geleceğin ultra güvenli iletişim ağlarının sıfırdan bir altyapı kurmaya gerek kalmadan inşa edilebileceği anlamına geliyor.
Ticari Fiber Altyapıda Kuantum Işınlama Ve %90 Doğruluk Oranı
Berlin’de gerçekleştirilen saha testlerinin en çarpıcı sonuçlarından biri, elde edilen yüksek sadakat (fidelity) oranı oldu. Ticari fiber altyapıda kuantum ışınlama deneyi sırasında, kuantum bitler (kübitler) 30 kilometrelik bir fiber döngüsü boyunca ışınlandı ve bu süreçte ortalama %90 doğruluk oranına ulaşıldı. Testlerin zirve noktalarında ise bu oran %95’e kadar yükseldi. Bu rakamlar, ticari bir operatör ağında kuantum bilgisinin bozulmadan aktarılması açısından dünya rekoru niteliği taşıyor.
Deutsche Telekom Yönetim Kurulu Üyesi Abdu Mudesir, bu başarının Avrupa’nın teknolojik egemenliği için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Mudesir, “Fiber optik ağımız artık kuantum teknolojilerine hazır. Berlin’de, kuantum bilgisinin laboratuvar dışında, normal veri trafiğiyle paralel olarak 30 kilometre boyunca taşınabileceğini kanıtladık. Bu, gelecekte kuantum bilgisayarlarını birbirine bağlayarak devasa bir ortak işlem gücü oluşturmamızın teknik temelini oluşturuyor,” açıklamasında bulundu. Qunnect’in geliştirdiği Carina platformu, bu süreçte fiber hatlardaki çevresel gürültüyü ve sinyal bozulmalarını dengeleyerek aktarımın kusursuz olmasını sağladı.
Kuantum İnternetin Temel Taşı: 795 nm Dalga Boyu Ve Veri Paralelliği
Kuantum ışınlama işleminin teknik detayları, gelecekteki cihaz uyumluluğu açısından da büyük önem taşıyor. Berlin’deki deneme, nötr atom kuantum bilgisayarları, atomik saatler ve yüksek hassasiyetli kuantum sensörleri için kritik bir standart olan 795 nm dalga boyunda gerçekleştirildi. Bu dalga boyunun seçilmesi, gelecekte farklı kuantum donanımlarının mevcut telekomünikasyon altyapısına doğrudan bağlanabilmesine olanak tanıyor.
Qunnect CTO’su Mael Flament, ışınlamanın artık bir laboratuvar deneyi olmaktan çıkıp profesyonel operatör kabinlerinde çalışabilen bir ürüne dönüştüğünü belirtti. Deneyde kullanılan kuantum dolanıklık jeneratörleri, mevcut fiber optik kablolar içindeki gürültüyü (titreşimler, sıcaklık değişimleri vb.) tolere edebilecek kapasitede tasarlandı. Bu sayede, kuantum sinyalleri toprağa gömülü veya havai hat fark etmeksizin yüksek kararlılıkla iletilebildi. Bu teknoloji, verinin fiziksel olarak bir noktadan diğerine akması yerine, önceden paylaşılan dolanık parçacıklar aracılığıyla hedefe “kopyalanması” prensibiyle çalışıyor ve bu da verinin yol boyunca çalınmasını veya kopyalanmasını imkansız kılıyor.
Geleceğin Teknolojisi: Kuantum Kriptografi Ve Dağıtık Hesaplama
Ticari fiber altyapıda kuantum ışınlama başarısı, sadece hız değil, aynı zamanda siber güvenlik ve işlem gücü alanında da devrim yaratacak uygulamaların önünü açıyor. Kuantum internetin hayata geçmesiyle birlikte, kuantum kriptografi yöntemleri kullanılarak kırılamaz iletişim ağları kurulabilecek. Bu ağlar, finansal verilerden devlet sırlarına kadar her türlü bilginin mutlak güvenliğini sağlayacak.
Bunun yanı sıra, dağıtık kuantum hesaplama sayesinde farklı şehirlerdeki kuantum bilgisayarlar birleştirilerek devasa bir süper bilgisayar gibi çalıştırılabilecek. Bu güç; ilaç geliştirme, iklim modelleme ve karmaşık yapay zeka algoritmalarının çözümü için bugünkü bilgisayarların milyonlarca yılda yapabileceği işlemleri saniyeler içine indirecek. Qunnect ve Deutsche Telekom, bir sonraki aşamada Berlin’deki bu ağı çok düğümlü (multi-node) bir yapıya kavuşturmayı ve ışınlama mesafesini daha da artırmayı planlıyor. Bu, metro ölçekli kuantum ağlarının dünya genelinde yaygınlaşması için gereken son aşama olarak görülüyor.
Kuantum Işınlama (Teleportasyon) Nasıl Çalışır?
Kuantum ışınlama, fiziksel bir maddenin ışınlanmasından ziyade bir durum aktarımıdır. İki parçacık “dolanık” hale getirildiğinde, aralarındaki mesafe ne olursa olsun birindeki değişim anında diğerini de etkiler. Işınlama sırasında, başlangıç noktasındaki parçacığın kuantum bilgisi ölçülür ve bu bilgi dolanıklık sayesinde varış noktasındaki parçacığa aktarılır. Hedefteki parçacık, başlangıçtaki parçacığın birebir kopyası haline gelirken, orijinal parçacık bu süreçte kuantum durumunu kaybeder. Bu, bilginin bir yerden bir yere “zıplaması” olarak tanımlanabilir.
