
AI destekli SD-WAN, Cisco’nun paylaştığı yeni mimari vizyonla birlikte kurumsal ağ yönetiminde köklü bir değişimi gündeme getiriyor. Şirket, merkezi kontrolün yarattığı gecikmeleri azaltmak için zekânın doğrudan ağ uçlarına taşınması gerektiğini vurguluyor.
Merkezi Karar Yapısı Artık Yetersiz Kalıyor
Cisco’ya göre geleneksel SD-WAN mimarisi bugüne kadar binlerce uç noktayı başarıyla yönetti. Ancak modern kurumsal ağlarda trafik akışı sürekli değişiyor ve bağlantı kalitesi öngörülemez şekilde dalgalanıyor.
Bu yapı içinde ağ problemi tespit edildikten sonra çözüm uygulanana kadar geçen süre “mantık gecikmesi” olarak tanımlanıyor. Şirket, hızlı değişen ortamlarda bu gecikmenin artık ciddi bir darboğaz oluşturduğunu belirtiyor.
Ağ Uçlarında Otonom Ajan Dönemi

Cisco’nun ortaya koyduğu modelde her uç cihaz yalnızca veri ileten bir nokta olmaktan çıkıyor. Yeni yaklaşımda cihazlar:
-
Ortamı algılıyor
-
Karar veriyor
-
Aksiyon alıyor
-
Öğrenmeye devam ediyor
Bu yapı sayesinde bağlantı kalitesi düştüğünde veya trafik değiştiğinde ağ, merkezi denetleyiciyi beklemeden anında tepki verebiliyor. Cisco, bu yaklaşımı dağıtık zekâya dayalı otonom ağ mimarisi olarak tanımlıyor.
Kural Tabanlı Sistemler Yerini Öğrenen Ağlara Bırakıyor
Geleneksel SD-WAN çözümleri sabit eşik değerlerine dayanıyor. Örneğin gecikme belirli bir seviyeyi aşınca önceden tanımlı aksiyonlar devreye giriyor. Cisco’ya göre bu yöntem, dinamik ortamlarda yetersiz kalıyor.
AI destekli SD-WAN yaklaşımında ise makine öğrenmesi devreye giriyor. Ağ, farklı yönlendirme stratejilerini deneyerek hangisinin daha iyi sonuç verdiğini öğreniyor. Böylece sistem yalnızca tepki vermiyor, aynı zamanda sorunları önceden tahmin edebiliyor.
İş Hedefleri Doğrudan Ağa Aktarılabilecek
Yeni mimarinin önemli unsurlarından biri de iş hedefleri ile teknik yapı arasındaki boşluğu kapatmak. Cisco, modern yapay zekânın bu iki katman arasında akıllı bir çeviri görevi üstlendiğini belirtiyor.
Örneğin işletme tarafı “POS işlemleri her zaman öncelikli olsun” dediğinde ağ bunu teknik politikalara dönüştürerek otomatik uygulayabiliyor. Sistem devreye alındıktan sonra da davranışı sürekli doğruluyor ve sapma olduğunda kendini düzeltiyor.
Büyük Ölçekli Perakende Senaryosu
Cisco, konsepti açıklamak için çok lokasyonlu bir perakende zinciri örneğini paylaşıyor. Yoğun satış dönemlerinde mağazalarda aynı anda:
-
Wi-Fi kullanımı artıyor
-
Stok sistemleri yoğun veri çekiyor
-
Güvenlik kameraları daha fazla trafik üretiyor
-
POS işlemlerinin düşük gecikmeyle çalışması gerekiyor
Bu senaryoda iş kuralı yalnızca bir kez tanımlanıyor. Sistem, değişen koşullara rağmen tüm lokasyonlarda POS trafiğini otomatik olarak önceliklendiriyor.
Tam Otonomiye Geçiş Kademeli Olacak
Cisco, bu vizyonun tek adımda gerçekleşmeyeceğini özellikle vurguluyor. Şirket, kurumların üç aşamalı bir geçiş süreci izlemesini öneriyor.
İlk aşamada yapay zekâ operatörlere öneriler sunuyor.
İkinci aşamada ajanlar belirli durumlarda otomatik aksiyon alıyor.
Son aşamada ise ağ uçtan uca kendi kendini optimize eden yapıya kavuşuyor.
Yeni Mimari Ek Zorluklar da Getiriyor
Cisco’ya göre dağıtık ajan mimarisi önemli avantajlar sunsa da yeni gereksinimler doğuruyor. Uç cihazların daha fazla işlem gücüne ihtiyaç duyması, ajanlar arası koordinasyon ve güvenlik riskleri bu başlıklar arasında yer alıyor.
Şirket, bu zorlukların aşılabilir olduğunu ve ağ mimarisinin evriminde doğal tasarım kısıtları olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Ağ Yönetiminde Yeni Dönem Başlıyor
Cisco’nun değerlendirmesine göre ağların ölçeği ve karmaşıklığı büyümeye devam ediyor. Bu nedenle insan merkezli yönetim modelinin sınırları daha görünür hale geliyor.
Şirket, geleceğin ağlarının yalnızca yapılandırılan sistemler değil, hedefleri anlayıp kendi kendini optimize eden platformlar olacağını vurguluyor. Bu yaklaşımın özellikle büyük ölçekli kurumsal altyapılarda hızla önem kazanması bekleniyor.
