AB’nin Deniz Temizliği İçin Geliştirdiği SeaClear2.0: Yapay Zekâlı Robotlar Deniz Tabanındaki Çöpleri Topluyor
AB’nin Deniz Temizliği İçin Geliştirdiği SeaClear2.0: Yapay Zekâlı Robotlar Deniz Tabanındaki Çöpleri Topluyor

AB’nin Deniz Temizliği İçin Geliştirdiği SeaClear2.0: Yapay Zekâlı Robotlar Deniz Tabanındaki Çöpleri Topluyor

SeaClear2.0 projesi, Avrupa Birliği’nin deniz tabanındaki çöpleri tespit edip temizlemek için geliştirdiği robot ve drone teknolojilerini test ettiği yeni nesil çevre girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli sistemler, deniz tabanındaki atıkları otomatik olarak tespit ediyor ve robotik araçlar yardımıyla yüzeye çıkarıyor.

Deniz Tabanındaki Görünmeyen Kirlilik Sorunu

Bilim insanlarına göre deniz kirliliğinin büyük bölümü yüzeyde değil, deniz tabanında bulunuyor. Plastik şişeler, otomobil lastikleri, metal parçalar ve gemi kalıntıları zamanla suyun dibine çöküyor. Bu atıklar gözle görülmediği için çoğu temizlik çalışmasının dışında kalıyor.

Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi’nden robotik uzmanı Bart De Schutter, denizlerdeki atıkların önemli bölümünün zamanla dibe çöktüğünü belirtiyor. Bu atıklar uzun süre fark edilmeden kaldığında ekosistemi doğrudan etkiliyor.

Plastik maddeler deniz tabanında parçalanarak mikroplastiklere dönüşüyor. Mikroplastikler ise balıklar, planktonlar ve diğer deniz canlıları tarafından yutulabiliyor. Bu durum hem deniz ekosistemini hem de gıda zincirini etkileyen ciddi bir çevre sorunu oluşturuyor.

SeaClear2.0 Nasıl Çalışıyor

SeaClear2.0 sistemi, farklı robotik platformların birlikte çalıştığı bir teknoloji altyapısına dayanıyor. Sistem birkaç aşamalı bir operasyon modeli kullanıyor.

H3: Hava Drone’ları
Havadan uçan drone’lar hedef bölgeyi tarıyor. Yapay zekâ destekli görüntü analiz sistemi, deniz tabanındaki çöpleri tespit ediyor ve koordinatlarını kaydediyor.

H3: Otonom Deniz Araçları
İnsansız yüzey araçları bu verileri kullanarak temizlik bölgesine gidiyor. Bu araçlar operasyon sırasında robotları kontrol eden ana platform görevi görüyor.

H3: Su Altı Robotları
Deniz tabanına gönderilen robotlar, şişe, lastik, metal parça ve diğer atıkları tanıyabiliyor. Robotlar nesneleri kavrayarak veya vakum sistemi ile toplayarak yüzeye çıkarıyor.

H3: Akıllı Vinç Sistemleri
Ağır nesneler için gemi üzerindeki vinçten akıllı kavrama sistemi indiriliyor. Bu sistem büyük metal parçaları veya ağır lastikleri kaldırabiliyor.

Araştırmacılar testlerde otomobil lastikleri, metal çit parçaları ve eski gemi bileşenlerinin deniz tabanından çıkarıldığını belirtiyor.

Marsilya’dan Almanya’ya Uzanan Test Süreci

SeaClear projesinin ilk testleri Fransa’nın Marsilya kentindeki bir marinada gerçekleştirildi. Daha sonra Almanya’daki bazı liman bölgelerinde yeni testler yapıldı.

Araştırma ekipleri önümüzdeki dönemde farklı Avrupa limanlarında ek testler planlıyor.

Planlanan test şehirleri arasında:

Venedik
Dubrovnik
Tarragona

Bu testler farklı deniz tabanı koşullarında sistemin performansını ölçmeyi amaçlıyor.

Otonom “Yüzen Çöp Kamyonu” Sistemi

Proje kapsamında geliştirilen bir başka sistem ise otonom bir barç platformu. Bu platform, robotların topladığı çöpleri toplayan bir “yüzen çöp kamyonu” gibi çalışıyor.

Robotlar topladıkları atıkları bu platforma bırakıyor. Platform daha sonra atıkları kıyıya taşıyor.

Bu yöntem sayesinde dalgıç kullanımının azaltılması hedefleniyor. Geleneksel yöntemlerde dalgıçların deniz tabanına inmesi gerekiyor ve bu operasyon hem pahalı hem de riskli olabiliyor.

Teknolojinin Hâlâ Geliştirilmesi Gerekiyor

Projenin geliştiricileri sistemin henüz tamamen hazır olmadığını açıkça belirtiyor. Fransız deniz teknolojileri şirketi Subsea Tech’in CEO’su Yves Chardard, robotların bazı durumlarda nesneleri tanımakta zorlanabildiğini söylüyor.

Araştırmacılar özellikle şu alanlarda geliştirme çalışmaları yürütüyor:

Nesne tanıma algoritmaları
Robotik kavrama hassasiyeti
Otonom navigasyon sistemleri
Enerji verimliliği

SeaClear2.0 projesinin resmi test sürecinin 2026 yılına kadar devam etmesi planlanıyor.

Avrupa’nın Okyanus Restorasyon Planının Bir Parçası

SeaClear2.0, Avrupa Birliği’nin “Mission Restore our Ocean and Waters” adlı geniş çevre programının bir parçası olarak yürütülüyor. Programın hedefi 2030 yılına kadar denizlerdeki atık miktarını yaklaşık yüzde 50 azaltmak.

Avrupa Komisyonu verilerine göre her yıl milyonlarca ton plastik atık okyanuslara karışıyor. Deniz tabanındaki plastik miktarı ise yüzeydeki kirlilikten çok daha fazla olabiliyor.

Uluslararası araştırmalara göre dünya okyanuslarında yüz milyonlarca ton plastik atık bulunuyor ve bunun büyük bölümü deniz tabanında birikmiş durumda.

Deniz Robotlarının Gelecekteki Kullanım Alanları

SeaClear ekibi, geliştirdikleri robot teknolojisinin yalnızca temizlik için kullanılmayacağını düşünüyor. Araştırmacılar aynı sistemlerin gelecekte farklı görevlerde kullanılabileceğini değerlendiriyor.

Planlanan potansiyel kullanım alanları arasında:

Deniz tabanı haritalama
Batık araştırmaları
Deniz altyapı denetimleri
Tarihi savaş mayınlarının tespiti

Avrupa’da bazı bölgelerde hâlâ II. Dünya Savaşı’ndan kalma patlamamış mühimmatların bulunduğu biliniyor. Bu nedenle robotik sistemlerin bu tür riskli nesneleri tespit etmesi de araştırma ekiplerinin üzerinde çalıştığı alanlardan biri.

SeaClear araştırma ekibi, yıl sonuna kadar robotik temizlik sistemlerinin Avrupa’daki yerel yönetimlerle birlikte gerçek operasyonlarda kullanılabilecek seviyeye ulaşmasını hedefliyor.