Meta klavye takibi krizi

Meta klavye takibi krizi, Silikon Vadisi’nin en büyük teknoloji şirketlerinden birinde çalışan huzursuzluğunu tırmandıran son perde oldu.

ABD’li teknoloji devi Meta, yapay zeka modellerini eğitmek için çalışanlarının bilgisayar başındaki her hareketini kaydeden bir sistem kurdu. Adına Model Capability Initiative (MCI) denen bu araç, şirket içindeki onaylı uygulamalarda çalışanların fare tıklamalarını, ekranda gezindikleri içerikleri ve klavye girişlerini anbean kaydediyor. İzlenen uygulamalar arasında Gmail, Google Chat, Visual Studio Code ve Meta’nın kendi yapay zeka asistanı Metamate bulunuyor. Sistem zaman zaman ekran görüntüsü de alıyor.

Şirket yönetimi bu verileri sadece yapay zeka eğitimi için kullandığını, hassas içerikleri korumak için gerekli önlemleri aldığını ve toplanan bilgilerin performans değerlendirmesinde kullanılmayacağını açıkladı. Meta sözcüsü BBC’ye yaptığı açıklamada, “Eğer insanların bilgisayar kullanarak günlük işlerini yapmalarına yardımcı olacak ajanlar inşa ediyorsak, modellerimizin insanların bilgisayarı gerçekte nasıl kullandığına dair örneklere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

Ne var ki çalışanlar bu açıklamayı ikna edici bulmuyor. Şirket içindeki birçok kişi uygulamayı doğrudan gizlilik ihlali olarak değerlendirirken, bazıları takip özelliğini kapatmanın mümkün olup olmadığını sorguladı. Meta’nın üst düzey teknoloji yöneticisi Andrew Bosworth ise çalışanlara net bir mesaj verdi: Kurumsal dizüstü bilgisayarlarda bu sistemden çıkış seçeneği bulunmuyor. Bu yanıt, çalışanlar arasındaki rahatsızlığı daha da körükledi.

Anonim çalışan platformu Blind’da paylaşım yapan Meta personeli, yönetimin artık sadece yapay zekaya odaklandığını dile getiriyor. BBC’ye konuşan bir Meta çalışanı, bilgisayardaki en küçük hareketlerinin bile yapay zeka eğitiminde kullanılmasının “distopik” hissettirdiğini söyledi. Aynı çalışan, “Bu şirket yapay zekaya kafayı takmış durumda” diyerek tepkisini ortaya koydu. Yakın zamanda şirketten ayrılan başka bir çalışan ise takip aracını “yapay zekayı herkesin boğazına tıkmanın son yolu” olarak nitelendirdi.

20 Mayıs’ta Kapıyı Çalan Büyük Kesinti

Takip krizinin gölgesinde Meta’yı sarsan asıl gelişme ise iş gücünde yaşanacak büyük daralma. Şirketin 20 Mayıs 2026 itibarıyla yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarmaya hazırlandığı bildiriliyor. Bu sayı toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. Aynı zamanda 6 bin açık pozisyon da doldurulmayacak.

Meta İnsan Kaynakları Direktörü Janelle Gale’in şirket içi yazışmasında kesintiler, “şirketi daha verimli yönetme ve diğer yatırımları dengeleme” gerekçesine dayandırıldı. Gale çalışanlara gönderdiği notta, “Bunun ne kadar rahatsız edici bir belirsizlik yarattığını biliyorum” ifadelerine yer verdi. Etkilenen personele en az 16 haftalık kıdem tazminatı ve 18 aylık sağlık sigortası desteği sunulacak.

Bu işten çıkarma dalgası, şirketin 2022-2023 yıllarında ilan ettiği “Verimlilik Yılı”nın ardından gelen en büyük toplu kesinti olma özelliğini taşıyor. Meta daha önce ocak ayında Reality Labs biriminde iş gücünün yüzde 10 ila 15’ini işten çıkarmış, mart ayında ise en az beş farklı bölümden yaklaşık 700 kişiyle yollarını ayırmıştı.

Zuckerberg’in Gözü “Kişisel Süper Zeka”da

Tüm bu gelişmelerin merkezinde Mark Zuckerberg’ün “kişisel süper zeka” vizyonu yatıyor. Zuckerberg, ocak ayındaki bilanço toplantısında 2026’yı “yapay zeka dalgasının birçok cephede daha da hızlanacağı bir yıl” olarak tanımladı. CEO, “Bu yıl kişisel süper zekayı sunmak, işimizi hızlandırmak ve şirketimizin gelecekte nasıl çalışacağını şekillendirmek için büyük bir yıl olacak” demişti.

Meta bu hedefe ulaşmak için devasa kaynaklar aktarıyor. Şirketin 2026 yılı için öngördüğü sermaye harcaması 115 ila 135 milyar dolar seviyesinde. Bu rakam, 2025’te harcanan 72 milyar doların neredeyse iki katına karşılık geliyor. Ayrıca Meta, 2028’e kadar sadece ABD’de 600 milyar doların üzerinde yatırım yaparak yapay zeka odaklı veri merkezleri kurmayı hedefliyor.

Milyonlarca Dolarlık Transferler ve Çalışanın İkilemi

Şirket bir yandan iş gücünü küçültürken diğer yandan üst düzey yapay zeka yeteneklerini kadrosuna katmak için sınır tanımıyor. Rakip firmalardan yapay zeka araştırmacılarını transfer etmek için önerilen paketlerin toplam değeri 300 milyon dolara kadar çıkabiliyor. Meta, OpenAI, Google ve Anthropic gibi rakiplerinden koparıp getirdiği isimlere milyar dolarlık ödeme paketleri sunuyor.

Çalışanlar açısından ise durum giderek daha ironik bir hal alıyor. Pek çok Meta personeli, yaptıkları işin doğrudan kendi yerlerine geçebilecek sistemleri eğitmek için kullanıldığını düşünüyor. MCI sisteminin topladığı veriler, insanların bilgisayar başında işleri nasıl tamamladığını anlamak ve bu süreçleri otonom hale getirecek yapay zeka ajanları geliştirmek için kullanılıyor. Bir başka deyişle çalışanlar, farkında olmadan kendi işlerini devralacak algoritmaları besliyor olabilir.

Bosworth’un şirket içi yazışmalarında tarif ettiği gelecek vizyonu da bu kaygıyı besler nitelikte: CTO’ya göre yakın gelecekte işlerin büyük kısmını yapay zeka ajanları yapacak, insanların rolü ise onları yönlendirmek ve denetlemekle sınırlı kalacak. Meta, “AI for Work” adıyla başlattığı iç dönüşüm programının adını “Agent Transformation Accelerator” olarak değiştirmiş durumda.

Ortaya çıkan tablo net: Meta varoluşsal bir dönüşümün eşiğinde. Şirket geleceğini tamamen yapay zeka üzerine kuruyor ancak bu dönüşümün insani maliyeti her geçen gün daha görünür hale geliyor. Çalışan bağlılığı, şirket içi güven ve etik sınırlar tartışma konusu olmaya devam ederken, Meta’nın yapay zeka yarışındaki agresif tutumu geri adım atacağa benzemiyor. hedefbilgitoplumu.com

Bu Haberi Paylaşın:
Takip Et