
ASPİLSAN A35 nedir? Silisyum anotlu yeni 18650 pilin özellikleri ve dikkat çeken detayları
İstanbul Fuar Merkezi’nde bu yıl beşincisi düzenlenen SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın belki de en dikkat çekici sivil teknoloji çıkışı, ASPİLSAN Enerji cephesinden geldi. Şirket, uzun süredir üzerinde çalıştığı ASPİLSAN A35 silisyum anot pil hücresini ilk kez bu fuarda gözler önüne serdi. Kâğıt üzerinde sıradan bir pil gibi görünse de, A35’in iç mimarisi Türkiye’nin batarya teknolojisinde geldiği noktayı göstermesi açısından oldukça kıymetli.
18650 Formunda 3500 mAh: Rakamlar Ne Söylüyor?
Hepimizin aşina olduğu standart 18650 silindirik form faktöründe gelen hücre, tam 3500 mAh kapasite sunuyor. Bu rakamı anlamlandırmak için ASPİLSAN’ın mevcut portföyüne bakmak yeterli. Firmanın halihazırda sattığı nikelce zengin NMC (Lityum-Nikel-Manganez-Kobalt) kimyasına sahip INR18650A28 modeli 2800 mAh kapasiteye sahipti. Yani neredeyse aynı fiziksel boyutlarda, herhangi bir hacim artışı olmadan yüzde 25’lik bir kapasite sıçramasından bahsediyoruz. Bu da doğrudan daha uzun kullanım süresi ve daha az şarj döngüsü anlamına geliyor.
İşin sırrı ise anot tarafında saklı. Geleneksel lityum iyon pillerin çoğunda grafit anot kullanılır. Grafit güvenilirdir, uzun ömürlüdür ancak teorik kapasitesi sınırlıdır (yaklaşık 372 mAh/g). Silisyum ise tam bir canavar; lityum iyonlarını depolama konusunda grafitten teorik olarak 10 kata kadar daha yetenekli. Ancak silisyumun büyük bir handikapı var: şarj ve deşarj sırasında yüzde 300’e varan hacimsel genleşme yaşıyor ve bu da hücrenin iç yapısını kısa sürede tahrip ediyor. ASPİLSAN mühendislerinin burada yaptığı şey, silisyum ile grafiti kompozit bir yapıda birleştirerek hem yüksek kapasiteden faydalanmak hem de mekanik kararlılığı korumak olmuş.
Silisyum-Grafit Dengesi: Teoriyi Pratiğe Dökmek
Silisyum/grafit kompozit anot yaklaşımı aslında küresel batarya endüstrisinin de üzerinde en çok kafa yorduğu konulardan biri. ABD’de Sila Nanotechnologies’ın Titan Silicon anot teknolojisi ya da Fransa merkezli Novacium’un GEN3 silisyum tabanlı malzemeleri benzer bir strateji izliyor. Hatta Novacium’un 2024’te yayınladığı test sonuçları, silisyum katkılı 18650 hücrelerin 200 döngü sonunda 3.734 mAh gibi etkileyici değerlere ulaşabildiğini gösteriyor. ASPİLSAN’ın A35’i de işte bu küresel yarışın Türkiye ayağını oluşturuyor.
Burada altı çizilmesi gereken bir detay daha var. Silisyum-karbon kompozit anotlar üzerine yapılan güncel akademik çalışmalar, bu malzemelerin grafit anotlara kıyasla yığın seviyesinde yaklaşık yüzde 7 gravimetrik ve yüzde 16 hacimsel enerji yoğunluğu artışı sağlayabildiğini ortaya koyuyor. ASPİLSAN’ın A35’te elde ettiği yüzde 25’lik kapasite artışı, bu akademik ortalamaların da üzerine çıktıklarını gösteriyor ki bu da Ar-Ge ekibinin ciddi bir optimizasyon başarısı olarak okunabilir.
Savunma Sanayinin Sessiz Kahramanı: Düşük Sıcaklık Performansı
A35’in ikinci ve belki de savunma sanayi açısından en kritik özelliği, düşük sıcaklıklarda gösterdiği üstün performans. Standart lityum iyon piller, sıcaklık sıfırın altına düştüğünde ciddi kapasite kaybı yaşar ve bu durum özellikle sahada operasyon yapan birlikler için kabul edilemez bir risktir. ASPİLSAN mühendisleri, A35’in elektrolit formülasyonunu ve elektrot yapısını optimize ederek hücrenin eksi derecelerde dahi kararlı çalışmasını sağlamış. Bu sayede telsizlerden gece görüş sistemlerine, İHA’lardan taşınabilir askeri elektroniklere kadar onlarca platformda güvenle kullanılabilecek.
Bu noktada ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir’in fuardaki sözleri de oldukça net: “Geliştirdiğimiz A35 hücresi, ASPİLSAN Enerji’nin batarya teknolojilerinde ulaştığı ileri seviyenin önemli bir göstergesidir. İlk kez SAHA 2026’da tanıtacağımız bu ürün ile hem ülkemizin teknoloji üretme kabiliyetine katkı sağlıyor hem de küresel pazarlarda daha güçlü bir oyuncu olma hedefimizi pekiştiriyoruz.”
Küresel Hedef: ABD Pazarı ve Ötesi
ASPİLSAN cephesinden gelen bilgiler, A35’in yalnızca iç pazara yönelik bir ürün olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Şirket, uluslararası kalite ve güvenlik standartlarına uygun şekilde tasarlanan hücreyi başta ABD olmak üzere küresel pazarlarda rekabetçi bir çözüm olarak konumlandırmayı planlıyor. Bu hedefin arkasında ASPİLSAN’ın halihazırda sahip olduğu uluslararası sertifikalar ve Avrupa’nın ilk 18650 lityum iyon pil üreticisi olma unvanı var. Zaten şirketin üretim tesisi Kayseri’de, yıllık milyonlarca hücre kapasitesiyle çalışıyor.
Fuarda İmzalar Peş Peşe Geldi
SAHA 2026 yalnızca ürün lansmanına değil, aynı zamanda önemli iş birliklerine de sahne oldu. ASPİLSAN Enerji fuarın ikinci gününde Teknopark İstanbul, JAVDES, Radarsan ve FPV kamikaze dron üreticisi SKYDAGGER ile masaya oturdu. İmzalanan anlaşmaların her biri farklı bir alana dokunuyor.
Teknopark İstanbul ile imzalanan “Kuluçka Merkezi Odaklı Stratejik İş Birliği” protokolü, erken aşama batarya girişimlerinin ASPİLSAN’ın üretim altyapısına erişimini kolaylaştıracak. JAVDES ile yapılan anlaşma ise Jandarma Genel Komutanlığı’nın sahadaki enerji ihtiyaçlarına yönelik ortak Ar-Ge çalışmalarını kapsıyor. Radarsan ile mobil trafik radar sistemlerinin batarya paketleri için, SKYDAGGER ile de kamikaze İHA’ların enerji sistemleri için iş birliğine gidildi. SKYDAGGER Genel Müdürü Mehmet Öztekin’in imza töreninde söylediği şu cümle aslında her şeyi özetliyor: “Ürettiğimiz dronların en önemli bileşenlerinden biri batarya. ASPİLSAN’ın gerekli Ar-Ge’leri yapıp bizim kabiliyetlerimizi yükseltecek şekilde bize destek olacağından hiç şüphemiz yok.”
Büyük Resim: Batarya Teknolojisinde Yerlileşme
Tüm bu gelişmeleri bir araya getirdiğimizde ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: ASPİLSAN Enerji, sadece bir pil üreticisi olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin batarya ekosistemini şekillendiren stratejik bir aktöre dönüşüyor. A35 hücresiyle silisyum anot teknolojisinde yetkinliğini kanıtlayan şirket, aynı anda hem askeri platformların enerji ihtiyacını yerli çözümlerle karşılıyor hem de savunma sanayi ihracatının yeni bir kalemini oluşturuyor.
Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir’in fuardaki bir başka sözü bu vizyonu net biçimde ortaya koyuyor: “Dün petrol kuyularının sahipleri ne kadar önemliyse bugün batarya üretenler de aynı stratejik öneme sahip.” ASPİLSAN A35 silisyum anot pil işte tam da bu stratejik önemi somut bir ürüne dönüştürüyor. hedefbilgitoplumu.com
