Dünyanın Sonu Tartışması
Dünyanın Sonu Tartışması

Dünyanın en uç şehirleri nerede? Güney ve kuzeyde son nokta tartışması

Dünyanın sonu ifadesi, yüzyıllardır haritacıların, kaşiflerin ve sıradan insanların zihnini meşgul eden büyüleyici bir kavram olarak varlığını sürdürüyor. Bir zamanlar okyanusların bittiği yerde devasa uçurumların başladığına inanılan dönemler artık geride kaldı. Günümüzde aynı merak, hangi yerleşim biriminin “son şehir” unvanını gerçekten hak ettiği sorusuyla kendini gösteriyor. Bu sorunun cevabı ise sandığınızdan çok daha karmaşık; çünkü devreye sadece enlem dereceleri değil, nüfus sayıları ve resmi idari statüler de giriyor.

Güney Kutbu’na En Yakın Şehir Unvanı İçin Kıran Kırana Rekabet

Güney Amerika kıtasının iyice incelip okyanusa karıştığı Patagonya ve Tierra del Fuego bölgesi, “en güneydeki şehir” rekabetinin merkez üssü konumunda. Burada karşımıza üç önemli isim çıkıyor: Puerto WilliamsUshuaia ve Punta Arenas. Her birinin elinde farklı bir koz var.

En güneyde yer alan yerleşim yeri tartışmasız Puerto Williams. Şili’ye bağlı bu küçük yerleşim, 54° 56′ güney enlemi ile coğrafi olarak tüm rakiplerini geride bırakıyor. Şili hükümeti 2019 yılında aldığı bir kararla Puerto Williams’ın idari statüsünü resmen “şehir” kategorisine yükseltti. Reuters’ın haberine göre bu karar, bölgedeki turizmciler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Buna rağmen yerleşim yerinin yalnızca 2.874 kişilik nüfusu, birçok uzmanın burayı şehirden ziyade büyük bir köy veya askeri üs olarak değerlendirmesine yol açıyor.

İşte bu noktada gözler biraz daha kuzeye, Arjantin’in Ushuaia şehrine çevriliyor. 82.615 kişiyi aşan nüfusu, gelişmiş altyapısı, uluslararası havalimanı ve hareketli limanıyla Ushuaia, bir şehirden beklenen tüm kriterleri fazlasıyla karşılıyor. Üstelik Puerto Williams’a kuş uçuşu sadece 15 kilometre mesafede bulunması, onu coğrafi olarak da son derece iddialı bir konuma taşıyor. “Fin del Mundo” yani dünyanın sonu sloganıyla turizm tabelalarını süsleyen Ushuaia, günümüzde Antarktika’ya düzenlenen bilimsel keşif seferleri ve turistik kruvaziyerler için de ana çıkış noktası olarak hizmet veriyor.

Listenin üçüncü adayı olan Punta Arenas ise sahip olduğu 120 binin üzerindeki nüfusuyla bölgenin tartışmasız en büyük metropolü. Ancak rakiplerine kıyasla yaklaşık 200 kilometre daha kuzeyde kalması, bu şehrin “en uç nokta” yarışında geride kalmasına neden oluyor. Yine de Punta Arenas, Patagonya’nın ticari ve kültürel başkenti olarak önemini korumaya devam ediyor.

Kuzey Kutbu’nda Tablo Tersine Dönüyor

Pusulamızı kuzeye çevirdiğimizde işler biraz daha farklılaşıyor. Güney Yarımküre’de 54. paralelden sonra yaşam alanları hızla azalırken, kuzeyde aynı enlemde henüz Avrupa’nın kalabalık şehirlerinden yeni uzaklaşmış oluyorsunuz. Asıl zorlu mücadele, Kuzey Kutup Dairesi’ni aştıktan sonra başlıyor.

Norveç’e bağlı Svalbard Takımadaları’nda yer alan Longyearbyen78° 13′ kuzey enlemi ile çoğu zaman “dünyanın en kuzeyindeki yerleşim yeri” olarak anılıyor. Yaklaşık 2.800 kişilik nüfusuyla zorlu Arktik koşullara meydan okuyan bu kasaba, teknik olarak resmi bir “şehir” statüsüne sahip değil. Longyearbyen, Norveç yasalarına göre bir kasaba olarak sınıflandırılıyor. Bu durum, onu “en kuzeydeki şehir” unvanı için yetersiz kılıyor.

Eğer kriterimizi “resmi olarak şehir statüsüne sahip olmak” olarak belirlersek, rotayı Alaska’nın Utqiagvik bölgesine çevirmemiz şart oluyor. Eski adıyla Barrow olarak bilinen bu şehir, 71° 17′ kuzey enlemi ile Amerika Birleşik Devletleri’nin en kuzeydeki yerleşim birimi. 2020 nüfus sayımına göre 4.927 kişilik kalıcı nüfusa sahip olan Utqiagvik, Kuzey Kutup Dairesi’nin yaklaşık 500 kilometre kuzeyinde konumlanıyor. Yılın büyük bölümünde sıcaklığın sıfırın altında seyrettiği bu şehir, modern medeniyetin en uç noktadaki kalesi olarak varlığını sürdürüyor. Kasım ayından ocak sonuna kadar güneşin hiç doğmadığı bu bölge, aynı zamanda İnuit halkının binlerce yıllık kültürel mirasına da ev sahipliği yapıyor.

Amerika Kıtasının İki Ucundaki Kader Ortaklığı

İlginç bir tesadüf eseri, dünyanın her iki ucundaki “son şehirler” Amerika kıtasının uç noktalarında birleşiyor. Güneyde Arjantin ve Şili arasındaki rekabet kızışırken, kuzeyde Alaska’nın dondurucu sınırları öne çıkıyor. Bu durum, aradaki zorlu doğa koşullarını bir an için unutursak, teorik olarak dünyanın bir ucundan diğerine kara yoluyla ulaşmanın mümkün olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Ancak günümüzde bu unvan için verilen mücadele, sadece coğrafi konumla değil, o yerleşimin nüfusu, ekonomisi ve idari statüsüyle de doğrudan bağlantılı. Hangi yerleşim biriminin dünyanın sonu olarak kabul edileceği, büyük ölçüde hangi kritere öncelik verdiğinize bağlı. hedefbilgitoplumu.com

Bu Haberi Paylaşın:
Takip Et