İstanbul’da trafik ışıklarını yapay zeka yönetecek: TRALICO projesi
İstanbul’da trafik ışıklarını yapay zeka yönetecek: TRALICO projesi

İstanbul’da trafik ışıklarını yapay zeka yönetecek: TRALICO sistemi sahaya çıkıyor

Kentte oluşan yoğunluğu yalnızca anlık izleyen değil, sıkışıklığı ortaya çıkmadan tahmin edip kavşaklardaki ışık düzenini buna göre değiştirebilen bir yapay zekâ sistemi test ediliyor. trafik ışıklarını yapay zeka yönetecek olan TRALICO, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin veri setleri üzerinden geliştirildi. Amaç, trafik kilitlendikten sonra müdahale etmek yerine, yoğunluğun büyümesini daha başında yavaşlatmak ve bazı noktalarda tamamen önüne geçmek.

Akıllı sistem nasıl çalışacak?

Günümüzde pek çok şehirde trafik ışıkları hâlâ günün belirli saatlerine göre ayarlanmış sabit döngülerle çalışıyor. Sabah ve akşam yoğunluğu gibi genel kalıplar bu sistemlerle bir ölçüde yönetilebiliyor. Ancak kaza, ani araç birikmesi, hava koşulları ya da beklenmeyen bir yönlü yüklenme gibi durumlarda bu yapı yeterince hızlı tepki veremiyor.

İşte tam bu noktada devreye giren yeni sistem, yol sensörleri, radarlar, Bluetooth sinyalleri, mobil veriler ve meteorolojik bilgileri aynı havuzda topluyor. Yapay zekâ modeli tüm bu verileri birlikte işleyerek trafiğin kısa süre içinde nasıl şekilleneceğini hesaplıyor. Böylece trafik lambalarının süreleri, kavşak bazında birkaç saniyelik değişimlerle yeniden düzenlenebiliyor.

Bu yaklaşımın en kritik yanı, müdahalenin sorun büyüdükten sonra değil, büyümeden hemen önce yapılması. Trafikte bazen çok küçük zaman farkları zincirleme birikmeye yol açabiliyor. Aynı şekilde doğru anda yapılan kısa bir ayar da kilometrelerce uzayan sıkışıklığın önünü kesebiliyor.

Uluslararası iş birliği ve pilot uygulama

Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi (BME) öncülüğünde geliştirilen projede Macar, Türk ve Japon araştırmacılar birlikte çalışıyor. Sistem şu anda İstanbul’un veri işleme altyapısı içinde çalışıyor. Trafik lambası kontrol tarafı ise simülasyon ortamında sınanıyor. Projenin sonraki aşamasında Yedikule’deki beş kavşakta canlı pilot uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Bu adım, sistemin sahadaki gerçek trafik davranışına nasıl karşılık verdiğini görmek açısından belirleyici olacak.

Proje koordinatörü: “Hedefimiz sıkışıklığı oluşmadan önlemek”

Projenin Macaristan koordinatörü ve BME Elektrik Mühendisliği ile Bilişim Fakültesi öğretim üyesi Vilmos Simon, geliştirdikleri yapay zekâ modelinin temel felsefesini şöyle açıklıyor: “Hedefimiz, trafik sıkışıklığı oluşup bittikten sonra onu yönetmek değil; daha en başta oluşmasını önlemek. Yapay zeka modellerimiz, trafiğin nasıl evrileceğini öngörebilir ve koordineli, zamanında ayarlamalara olanak tanır. Pek çok durumda, sadece birkaç saniyelik bir değişiklik ya kilometreler boyunca uzayan tıkanıklığı tetikleyebilir ya da engelleyebilir.”

Ekonomik ve çevresel katkılar

Beklenen fayda yalnızca sürücülerin birkaç dakika daha erken varmasıyla sınırlı değil. Sistemin ortalama seyahat sürelerinde yüzde 5 ila 10 arasında bir düşüş sağlaması bile İstanbul ölçeğinde ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Daha kısa bekleme süreleri, daha düşük yakıt tüketimi anlamına geliyor. Buna bağlı olarak emisyon yükü de azalıyor. Trafik akışının daha düzenli hale gelmesi, ekonomik verimlilik tarafında da doğrudan karşılık buluyor.

İstanbul’un trafik gerçeği

Küresel ulaşım verileri şirketi Inrix’in 2025 raporuna göre İstanbul, trafik yoğunluğunda dünya genelindeki şehirler arasında bir kez daha ilk sırada yer aldı. 36 ülkede 900’den fazla şehrin incelendiği rapora göre İstanbul’daki trafik sıkışıklığı bir önceki yıla kıyasla yüzde 12 arttı. Ortalama bir İstanbul sürücüsü, yıl boyunca trafikte yaklaşık 118 saatini kaybediyor. Bu tablo, akıllı çözümlerin ne kadar acil olduğunu gözler önüne seriyor.

Akıllı trafik yönetiminde dünyadan örnekler

Yapay zeka destekli trafik yönetimi sadece İstanbul’un gündeminde değil. Çin’in Hangzhou kentinde Alibaba’nın geliştirdiği “City Brain” sistemi, trafik ışıklarının sürelerini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor ve şehirdeki ortalama seyahat sürelerini ciddi oranda düşürüyor. Amsterdam ise trafiğin gerçek zamanlı izlenebildiği akıllı bir sistem kullanıyor. Türkiye’de de Erzurum’da yapay zekâ ile çalışan bir kavşak sistemi şehir içi ulaşımı iyileştiriyor. Bu örnekler, teknolojinin doğru kullanımıyla trafik sorununun üstesinden gelinebileceğini gösteriyor.

Geliştirme sürecinin İstanbul verileriyle ilerlemesi, sistemi teorik bir akademik çalışmanın ötesine taşıyor. Buradaki asıl mesele, laboratuvar ortamında iyi görünen bir modelin büyük ve karmaşık bir şehirde günlük hayata ne kadar dokunabileceği. İstanbul gibi yoğunluğu yüksek bir kentte alınacak sonuçlar, benzer sorun yaşayan başka şehirler için de referans oluşturabilir.