NASA Artemis Watch 2.0: Retro bilim kurgu tarzıyla dikkat çeken akıllı saat
NASA Artemis Watch 2.0: Retro bilim kurgu tarzıyla dikkat çeken akıllı saat

NASA Artemis Watch 2.0: Retro bilim kurgu tarzıyla dikkat çeken akıllı saat

NASA Artemis Watch 2.0, tam anlamıyla bir bilim kurgu filminden fırlamış gibi duran tasarımıyla karşımıza çıkıyor. CircuitMess imzalı bu sıra dışı akıllı saat, özellikle şeffaf dikdörtgen kasası ve kare ekranıyla görenlerin ilgisini çekiyor. Cihaz, piyasadaki sade ve minimalist akıllı saatlerden çok, klasik bir uzay macerası filminde kullanılan bir aksesuarı andırıyor.

Şeffaf gövdesiyle Fallout’tan fırlamış gibi duruyor

NASA Artemis Watch 2.0‘ın en dikkat çekici yanı şüphesiz tasarımı. Büyük, dikdörtgen şeffaf plastik gövdesi sayesinde ana kart gözler önünde. Kare ekranındaki kullanıcı arayüzü ise doğrudan Fallout oyun serisindeki Pip-Boy cihazlarını andıran bir retro fütüristik havaya sahip. Bu görünümüyle cihaz, günümüzün sade akıllı saatlerinden tamamen ayrılıyor ve kendine özgü bir karakter çiziyor.

Donanım olarak iddialı değil ama sensör paketi fena değil

Donanım cephesinde NASA Artemis Watch 2.0‘ın mütevazı bir profil çizdiğini söylemek yanlış olmaz. Cihazın kalbinde ESP32-S3 mikrodenetleyici bulunuyor. Bu işlemci Bluetooth desteği sunuyor ve 1.14 inçlik monokrom ekranı yönetiyor. Ayrıca jiroskop, ivmeölçer, sıcaklık sensörü ve pusula da sensör paketini tamamlıyor. 600 mAh’lik bataryası ise tek şarjla 2 ila 3 saat arasında dayanıyor.

Ancak kalp atış hızı veya SpO2 takibi gibi günümüzde yaygınlaşmış sağlık özelliklerini bu saatte bulmak mümkün değil. Bu yönüyle NASA Artemis Watch 2.0, Apple Watch ya da Samsung Galaxy Watch gibi premium giyilebilir ürünlerle doğrudan rekabet etmek gibi bir iddia taşımıyor.

Açık kaynak kodlu yapısıyla sınır tanımıyor

NASA Artemis Watch 2.0‘ı diğer akıllı saatlerden ayıran asıl şey ise açık kaynaklı yazılımı. Kullanıcılar sadece hazır saat yüzleri arasında geçiş yapmakla kalmıyor, aynı zamanda yazılımı istedikleri gibi özelleştirebiliyor. Uygulamalar geliştirmek, sensör verilerine doğrudan erişmek ve hatta sistem düzeyinde değişiklikler yapmak mümkün. USB-C bağlantı noktası hem şarj hem de veri aktarımı için kullanılıyor ve bu da cihazı geleneksel bir akıllı saatten çok, minik bir proje geliştirme aracı haline getiriyor.

NASA Artemis Watch 2.0
NASA Artemis Watch 2.0

Kodlamayı eğlenceli hale getiren eğitim aracı

CircuitMess’in bu saati sadece bir aksesuar olarak görmediği açık. Cihaz, özellikle çocukların ve gençlerin kodlamaya ilgi duymasını sağlamak için tasarlanmış bir STEM eğitim aracı gibi duruyor. Python ve Arduino IDE desteğiyle kullanıcılar kendi saat yüzlerini tasarlayabiliyor, interaktif oyunlar geliştirebiliyor veya sensörlerle etkileşime giren uygulamalar yazabiliyor. Görsel blok tabanlı CircuitBlocks ortamı ise yeni başlayanlar için daha yumuşak bir giriş sunuyor. Şirket, daha önce sattığı yüzbinlerce kit ile bu alandaki tecrübesini ortaya koyuyor ve NASA Artemis Watch 2.0 ile bu deneyimi daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Fiyatı ve satışa sunulduğu yer

NASA Artemis Watch 2.0, CircuitMess’in resmi online mağazasından 129 dolar karşılığında satın alınabiliyor. Avrupa’daki kullanıcılar için vergiler dahil fiyat 169 Euro olarak belirlenmiş. Şirket ayrıca dünya genelinde ücretsiz kargo imkanı sunuyor. Cihazı ayrıca Mars Exploration Bundle içinde Perseverance Rover kitiyle birlikte 399 dolara veya dört farklı kordon tasarımını içeren Collector’s Bundle ile 149 dolara da satın almak mümkün.

NASA’nın Ay yolculuğundaki son durum: iPhone’lar ve arıza yapan tuvalet

NASA Artemis Watch 2.0‘ın piyasaya sürülmesi, ajansın Ay’a insanlı dönüş hazırlıklarıyla aynı döneme denk geliyor. Artemis II görevi kapsamında dört astronot, Ay yörüngesinde yaklaşık on günlük bir yolculuk yapacak. Bu görevle ilgili son günlerde iki önemli gelişme yaşandı. Birincisi, NASA’nın uzun süredir devam eden bir kuralı değiştirerek astronotların Artemis II görevinde iPhone 17 Pro Max kullanmasına izin vermesi. Ancak bu telefonlar internete veya Bluetooth’a bağlanamıyor; sadece fotoğraf ve video çekimi için kullanılıyorlar.

İkincisi ise Orion kapsülündeki tuvalet sisteminin arızalanması. Mürettebat, kötü koku ve idrar tahliye sorunlarıyla uğraşırken astronotlardan Christina Koch, yaptığı canlı bağlantıda kendisini esprili bir şekilde “uzay tesisatçısı” olarak tanımladı. Yetkililer durumun tehlikeli olmadığını belirtse de, olay uzay yolculuğunda en kritik ayrıntıların bazen en beklenmedik yerden çıkabileceğini bir kez daha gösterdi.